TASARIMCI BORA AKSU'YLA CENEVRE TURU

Cenevre sokaklarında hızlı bir tura ne dersiniz?

Londra’da yaşayan moda tasarımcısı Bora Aksu’yla, koleksiyonlarının gizli esin kaynağı olarak tanımladığı, İsviçre’nin en ünlü ve ikinci büyük şehri Cenevre’yi gezdik. Her fırsatta İsviçre’nin en popüler şehri Cenevre’ye “kaçan” tasarımcı Bora Aksu, bu şehirle ilgili “heyecansız” veya “fazla sakin” önyargılarını kırmaya niyetli.
ELLE: Cenevre’ye ilk ne zaman gittiniz?

BORA AKSU: Cenevre’ye ilk kez 12 yıl önce yılbaşını geçirmek için gitmiştim. Çok güzel olmasına rağmen beni çok etkilemeyen, fazla sessiz bulduğum Cenevre’yi keşfettikçe favori şehirlerimden biri olarak belirledim. Londra’ya sadece bir saatlik uçuş mesafesinde olduğu için çok planlama yapmadan, hafta sonu için bile gitmeye başladığım bu şehirde bulduğum objeler, kitap, dantel, kartpostallar pek çok koleksiyonuma ilham kaynağı oldu. Benim için Cenevre, her gittiğim de spontane bulduklarımla şaşırtan gizli esin kaynağı, ilham gezisi kaçamağı yeri.

ELLE: Başka nesini seviyorsunuz?
B.A.: Çarşamba ve cumartesileri kurulan Plainpalais antika, ikinci el pazarlarını keşfettikten sonra yılda en az altı-yedi kez Cenevre’ye gider oldum! Bunun yanında çevresinde keşfettiğim birkaç yer var ki dinlenmek, dış dünyadan kopmak için ideal. Lojistik konum itibarıyla Fransa sınırında bulunan Cenevre, Annemasse şehriyle sırt sırta. Yine kısa bir seyahatle Fransa’nın bu bölgesinde gizlenmiş kasabalarına, yüzlerce yıllık eski şehirlerine uzanmak mümkün. Mesela Montier Monceaux Dağı ve üzerindeki az haneli köyler de çok güzel.

İKİNCİ EL PAZARLARINI GEZMELİ
ELLE: Cenevre deyince aklınıza başka neler geliyor?
B.A.: Burada tanıştığım bazı insanlarla dostluğum hala sürüyor, hikayeleri bana ilham veriyor. 1940, 50 ve 60’larda Dior, Chanel, Givenchy gibi moda evlerinin nakış ve kumaş kartelalarını, işleme örneklerini orijinal kutularında getirip gösteren Alexandra, büyük anneannesinin el işi masa ve yatak örtülerini getiren Muni ve onun hikayesi, Edwardian ve Viktoryen dönemlerine ait porselen bebekler sergileyen Stefan...

ELLE: İkinci el pazarları dışında Cenevre’de başka favori adresleriniz var mı?
B.A.: Favorilerim hep ilham veren yerler. Cenevre’nin bazı bölgelerinde hafta sonları panayırlar düzenleniyor. Buralar benim için birer gizli hazine. Bahar aylarında giderseniz gölün çevresinde pek çok aktivite var ve görsel olarak gölün kenarındaki parklarda uzanmak bile çok doyurucu. Yakınındaki Bains de Lavey Thermal Spa, kışın hafta sonu yorgunluk atabilmek için ideal. Karlarla kaplı dağların arasındaki sıcacık havuz gerçek ötesi.

“Benim için her şey ve herkes ilham kaynağı olabiliyor. Moda diğer sanat platformlarıyla her an etkileşim halinde. Heykeltıraş Cathy de Monchaux’nun duygusal, kırılgan ama bir o kadar tuhaf eserleri, 2006 sonbahar-kış koleksiyonumda üç boyutlu kadife kıyafetlerime esin kaynağı olmuştu. 2012-13 sonbahar-kış koleksiyonumu tamamen Henry Darger’ın ‘The Story of the Vivian Girls’ romanı üzerine kurmuştum. Pakayla Biehn’in Double Exposure tabloları ve fotoğrafçı Etheldreda Janet Laing’in bahçede çektiği kızlarının fotoğrafları 2016 yaz koleksiyonumun renk paletini oluşturdu.”