90’ların moda hafızasını karıştırdığınızda bazı yüzler yalnızca bir dönemi değil, bir tavrı da temsil eder. Claudia Schiffer o yüzlerden biri. 1989’da Guess kampanyalarıyla yakaladığı ivme, onu kısa sürede “süper model” tanımının merkezine yerleştirdi. Ardından gelen yıllar, moda medyasının altın çağında şekillenen bir görünürlükle ilerledi: uluslararası Vogue kapakları, Time ve Vanity Fair gibi ana akım yayınlarda açılan alan, güzellik dünyasında uzun soluklu sözleşmeler ve Karl Lagerfeld’in davetiyle Chanel’le kurulan güçlü bağ.
Schiffer’in kariyerini yalnızca kapak sayılarıyla okumak eksik kalır. Asıl hikâye, podyum ve kampanya görsellerinde kurduğu görsel dilde saklı. 90’lar boyunca lüks modaevlerinin kolektif estetiğini taşıyan bir figür olarak öne çıktı. Chanel’in siyah-beyaz kamelya takımlarıyla çizilen Parisyen disiplin, Versace’nin çengelli iğneli elbiselerinde vücut bulan iddialı silüetler ve Gucci’nin androjen takımlarında görülen keskin tavır… Her biri, dönemin stil kodlarını bugüne taşıyan referans noktaları haline geldi.
Bu görünümler, yalnızca “ikonik” oldukları için değil; 90’ların moda anlayışındaki kırılmaları görünür kıldıkları için de önemli. Minimalizmle maksimalizm arasındaki gerilim, feminenlikle maskülenlik arasındaki geçişkenlik ve süper model kavramının pop kültürde kazandığı yeni anlam… Schiffer’in objektif karşısındaki duruşu, bu tartışmaların tam ortasında konumlandı.
Bugün Claudia Schiffer’in stilini incelemek için arşivlere dönmek, nostaljiden fazlasını vadediyor. Bu bir hatırlama egzersizi: Moda tarihinin belirli anlarında nasıl giyindiğimizi, neyi arzuladığımızı ve hangi silüetlere geri dönme ihtiyacı duyduğumuzu yeniden düşünmek. ELLE arşivinde Schiffer’in en çok konuşulan kombinlerine bakarken görünen şey net: Trendler değişir, imgeler evrilir; ama güçlü bir stil anlatısı zamana direnmenin yolunu her zaman bulur.
1991
“1991’deki Chanel defilesi… Çılgın bir dönemdi, adeta bir rock yıldızı gibiydik. Aracınıza ulaşmanız için kalabalığın yarılması gerekiyordu. İnsanlar moda çadırlarını kesip delikler açıyor, fotoğraf çekmeye çalışıyordu. Her defilede güvenlik vardı; öyle ki iç çamaşırlarımı korumak için bile görevli tutuluyordu! Podyuma çıkıp geri döndüğümde iç çamaşırlarımın sürekli kaybolduğunu fark ediyordum.”
1991
Claudia kırmızı etek takım trendini 1991’de benimsemişti. Çikolata tonlarında bir çantayla kombinlenen stil, hafif cesur bir moda ifadesine dönüştü. Burada bir Chanel çekiminden çıkarken, markayı baştan aşağı üzerinde taşıyordu.
1992
Claudia Schiffer, Los Angeles’taki Spago’da düzenlenen 64. Academy Awards sonrası Swifty Lazar partisinde.
1993
Claudia Schiffer ve Alain Fitoussi, Haziran 1993’te Paris, Fransa’daki Roland-Garros turnuvasında.
1993
Schiffer, West Hollywood’daki Chateau Marmont’ta düzenlenen Best Friends Animal Society yarar gecesinde ekose mini eteğiyle.
1994
90’lar, süper modellerin olduğu kadar ünlü illüzyonistlerin de çağıydı. Claudia Schiffer, David Copperfield ile 1993’te Berlin’deki bir galada tanıştı; Amerikalı sihirbaz Schiffer’i sahneye davet ederek bir dizi numara ve illüzyona dahil etti. Bir yıldan kısa süre sonra çift nişanlandı. Beş yıl süren nişanları boyunca Claudia, giyotin ve ikiye bölünme gibi sahne illüzyonlarında David’e sık sık eşlik etti. Burada ise ikili, Oscar kırmızı halısında; Claudia, Versace imzalı, ultra-90’lar ruhunu yansıtan çengelli iğneli elbisesiyle.
1994
90’larda Claudia Schiffer, Versace’nin favorilerindendi. On yıl boyunca süper model, markanın Richard Avedon objektifinden çıkan en ikonik kampanyalarının yüzü oldu ve podyumda modaevinin unutulmaz tasarımlarını taşıdı (evet, bondage elbiseler ve taşlı mini’lerden söz ediyoruz). Burada Claudia, Versace after party’sine buzlu pembe tonlarda, taşlı mini elbisesiyle katılıyor.
1995
1995’te Claudia Schiffer, artık iki sinema kredisiyle Academy Awards’a geri döndü. Bir önceki yıl süper model, Richie Rich’te (bir aerobik eğitmeni olarak) ve Robert Altman’ın moda dünyasını ti’ye alan Pret-a-Porter yapımında (elbette kendisi olarak) kısa görünümler çekmişti. Claudia bir kez daha Versace tercih etti; bu kez, modellikten oyunculuğa uzanan yeni dönemine yakışan, ışıltılı bir eski Hollywood tarzı elbisesiyle.
1995
İlk ajansıyla sözleşme imzalamasından üç yıldan kısa bir süre sonra Claudia Schiffer, Karl Lagerfeld tarafından Chanel’in yüzü olarak seçildi. Süper model, modaevi için ilk defilesine (aynı zamanda kariyerindeki ilk podyum deneyimine) Ocak 1990’da çıktı. On yıl boyunca Lagerfeld’in favorilerinden ve Chanel’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu; podyumda, kamera önünde ve kırmızı halıda. Burada ise VH1 Fashion and Music Awards’da, markayı iddialı, payetli ve seksi bir takımla temsil ediyor.
1995
Elbette Claudia Schiffer, modanın en büyük gecesi için Chanel tercih etti. Teması kısaca “Haute Couture” olan 1995 Met Gala’da süper model, modaevi imzalı, incelikle işlenmiş elbiselerden birini giydi; görünümünü Chanel kamelyası ve illüzyonist sevgilisi David Copperfield ile tamamladı.
1996
Schiffer, 90’ların ultimate moda kızıydı. Süper model, hem podyumda hem de kırmızı halıda Versace, Chanel ve Gucci (Tom Ford dönemi) gibi modaevlerinden sayısız ikonik görünüm sergiledi. Burada ise VH1 Fashion Awards’da, Gucci’nin efsanevi AW95 koleksiyonundan kadife takımı tercih ediyor.