Giorgio Armani’nin vefatından sonra modaevinin kreatif direktörlük görevini üstlenen Silvana Armani ilk koleksiyonu olan Haute Couture İlkbahar/Yaz 2026'yı sundu. Couture evinde yeni bir dönem Silvana'nın yaratıcı vizyonuyla şekillendi de diyebiliriz. Şunu şimdiden söyleyebiliriz ki Armani Privé’nin lüks, elegan ve zarif çizgisi hâlâ sabit. Yumuşak renkler, pastel tonlar koleksiyonun duyusal tavrını ortaya çıkarmak için adeta bir araç olarak kullanılmış. Kesimler ise öyküsel bir estetikte. Silvana Armani'nin couture'ü hacimli tasarımlardan çıkarıp gündelik hayatta da deneyimlenebilecek bir serüven olarak gördüğünü ise rahatlıkla anlayabiliyoruz.
Koleksiyonun ilhamı tek bir çıkış noktasından doğmuyor. Hatta tam tersi bir noktada, Armani mirasının şu zamana kadar sunduğu zarif estetiğin kümülatif bir yansıması olarak da yorumlayabiliriz. Tasarımların poetik perspektifi, tercih edilen kumaşların hafifliğiyle kolayca uyumlanıyor. Bir süredir hayatımızda olan sessiz lüks kavramı ise 2026'da izlediğimiz tüm şovlarda olduğu gibi Giorgio Armani Privé Haute Couture sunumunda da kendini gösteriyor. Yeşilin tonları koleksiyonu domine ederken degrade yansımalar farklı boyutlara karşı bir kapı açma motivasyonunda. Tek parça tasarımların yanında iki parçadan oluşan siluetler eforsuz ancak deneyimsel bir tavır koyma peşinde.