New York’un zarif, karizmatik, lüks ve şahsına münhasır bir tavrı olduğu herkes tarafından biliniyor. Orada kimse kalıcı değildir. Herkes şehre gelir, hikayelerini toplar, dönemini bitirir ve bambaşka biri olarak New York’tan ayrılır. Dinamizmi hep yüksektir ancak derinliği ve yarattığı hikayelerle insana hayata karşı farklı bir merak aşılar. Ben New York’u sanırım kelimelerle böyle özetlemek istedim. Ancak Michael Kors son koleksiyonunda (Sonbahar/Kış 2026) bunu çok daha farklı bir tonda hiçbir kelime kullanmadan tasarımların vurucu tavrıyla anlatmak istemiş. Çünkü tüm koleksiyonun ilhamı New York şıklığından geliyor.
Launchmetrics Spotlight
Faux kürkler, kalın yün paltolar, kısacası tüm dış giyim parçaları koleksiyonun odağı olarak sahneye çıktı. Tabii ki en New Yorklu haliyle. Michael Kors 45. yılını kutladığı bu şehirde dikkat çekmekten korkmuyor. Şehrin DNA’sını hacimli siluetlere yükleyerek dolaşıma sokuyor. Şehrin hafızası güçlü, Michael Kors’un da öyle. Zamansız renk paleti, yüksek volümlü estetik algısı ve sokak görünümlerinin çağdaş estetiğini ele alan koleksiyon önümüzdeki sezon için bizi oldukça heyecanlandırdı.
Launchmetrics Spotlight
New York’a karşı olan aşk ilişkisini Kors, anladığımız üzere kırmızı renginin tutkulu metaforu üzerinden anlatıyor. Koleksiyonun belkemiği diyebileceğimiz birçok siluette kişilikli bordo tonları ve flörtöz kırmızılarla karşılaşıyoruz. Tek parça görünümlerden maksimal kullanımlara kırmızı önümüzdeki sezonun rengi olacak gibi gözüküyor. En azından Michael Kors’a göre olduğu kesin.
Launchmetrics Spotlight