Paris’te haziran ayının rekor sıcaklıkları yaşanırken Anthony Vaccarello, Saint Laurent Erkek İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunu, görünürlüğün ve gizlenmenin sürekli yer değiştirdiği bir atmosferde sundu. Son birkaç koleksiyondur defile mekanı olarak seçilen Bourse de Commerce’in rotunda'sını dolduran Fujiko Nakaya’nın sis enstalasyonu, yalnızca etkileyici bir sahne görevi görmüyor, aynı zamanda koleksiyonun merkezindeki fikri de görünür kılıyordu. Vaccarello’nun sözleriyle, baştan çıkarıcılık bazen fazlasını göstermekten değil, geri çekilmekten geçiyor.
Modeller, Nakaya’nın “Cloud #07145” adlı eserinden yükselen sis içinden yürürken, koleksiyon ilk bakışta Saint Laurent’ın son yıllardaki en sade erkek giyim sunumlarından biri gibi görünüyordu. Ancak tabii ki Saint Laurent sadeliği, minimalizme değil, oyunlu bir lükse dayanıyor.
Belirgin omuzlar, uzun silüetler ve akışkan kumaşlar koleksiyonun temelini oluşturuyor. Kum, bej ve gri tonlarındaki takımlar akışkan pantolonlarla birleşerek zaman zaman Giorgio Armani’nin rahat terzilik dilini hatırlattı. Ancak Vaccarello’nun yaklaşımı daha keskin ve daha teatraldi. Ceketlerdeki mücevher düğmeler, stil referanslarından biri olan Tina Chow’a gönderme yaparken, sessiz lüks ve seksi lüks arasında bir yerde konumlanıyor.
Tasarımcının son sezonlarda sıkça başvurduğu dikkat çekici numaralar bu koleksiyonda büyük ölçüde geri çekilmiş. Geçen sezonlarda geniş yankı uyandıran deri çizmeler yerini Derby ayakkabılara ya da romantik fular detayları yerini ince fularlara bırakmış.
Koleksiyonun en dikkat çekici unsurlarından biri ise beden silüetiydi. Sis bulutlarının arasından görünen ince ve uzun vücutlar, son dönemde erkek modasında yeniden belirginleşen çok zayıf model estetiğini hatırlattı. Özellikle birkaç gün önce Milano’da sunulan Prada erkek koleksiyonunda da benzer bir görüntü dikkat çekmişti.
Bu eğilim Y2K dönemine duyulan nostaljiyle, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başındaki dar, uzun ve kırılgan erkek figürünün yeniden idealize edilmesiyle ilişkilendirilebilir. Moda şu anda atletik erkek imajından uzaklaşarak daha narin, genç ve androjen bir silüete yöneliyor. Saint Laurent, Prada ve birkaç sezondur bazı tasarımcıların koleksiyonlarında görülen bu yaklaşım, kıyafetin vücuttan daha baskın görünmesine olanak tanıyor.
Ancak Saint Laurent’ın bu sezonki koleksiyonu yalnızca bu estetik değişimde yatmıyor. Vaccarello, bu koleksiyonda da her zamanki gibi Saint Laurent'a özgü güçlü bir şıklık önerdi.