Sol Yaka Kadınının Pembe Baharı

Sol Yaka Kadınının Pembe Baharı


YA ŞİMDİ?
Size bugünkü Sol Yaka kadınından bahsedebilmek adına St. Germain’in en güzel yerinde bulunan Cafe Paul’deyim Şimdi. Oturuyorum ve önümden geçenleri bildiriyorum: Uzun boylu, elindeki sepeti çiçeklerle dolu bir adam. Püsküllü çantasıyla geçen bir kadın. Hemen yan masamda oturan kadın, tam bir Sol Yaka kadını. 50’lerinde gibi. Uzun saçlarını örmüş, aynı bu senenin podyumlarını kasıp kavuran o “görüntü” deki gibi. Siyah-gri bir ceket. Makyaj: Yalnızca rimel. Sivri burun düz bir bot. Açık renk bir kumaş pantolon. Küpeler. Çantasının içi kitap, defter dolu. Sözde maskülen. Bugünkü Sol Yaka kadını, eskilerine göre daha renksiz. Ama şık. Küpesiz kadın yok. Saçlar genellikle koyu renk. Ya çok kısa, ya çok uzun. Bu arada yan masadaki rahip sürekli bana bakıyor. Sevgili rahip, senin yanındaki çocuklarla ilgilenmen gerekiyor!
ARTIK GİDİYORUM:
Eski Sol Yaka kadını. Yeni Sol Yaka kadını. Peki ya önümüzdeki baharda nasıl olacak bu Sol Yaka kadını? Artık tamam. En zevkli yerine geldim. Isabel Marant’ın önündeyim. Lütfen yeni sezon açılmış olsun. Açılmış. Vitrindeki gökkuşağının altından değil ama yanından geçip içeri girdim. Sola baktım. Griyi gördüm.