MİLİTAN MEMELER

Kadın bedeninin üzerindeki baskıları şeffaf bir elbiseyle tiye alıyoruz!

ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI MEMELER
Günümüzde memelerin büyük bir mücadelenin ve savaşın tam ortasında yer aldığını görüyoruz. Moda ve güzel lik normlarının öngördüğü estetik ölçülere uymak, erkeklerin cinsel tutkularını doyurabilmek, emzirmek, gerici ve muhafazakar görüşlere, meme ucundan tahrik olan bakış açısına karşı dimdik durmak, bu mücadelenin temel taşlarını oluşturuyor. Sosyal medyada kadın çıplaklığıyla ilgili yasaklar paralelinde okunabilecek, Amerika'da Püriten akımların güç kazanmasıyla netleşen, Türkiye'de sayısız örneklerle, son olarak Bülent Arınç'ın kadın kahkahasının mahremiyetinden söz etmesiyle kendini gösteren muhafazakarlık, kadını ve kadın bedenini baskılarken, işte tam da bu baskının en önemli öznelerinden biriyle, memeleriyle siper ediyor kendini kadınlar. “Sen bana karışamazsın, ben ister açarım ister kapatırım” diye haykırıyor memeleriyle salınırken. Memeleriyle, onları açarak meydan okuyor tüm seksist düşüncelere, ataerkil sisteme ve kadın-erkek eşitsizliğine. Günümüzde moda dünyasında dikkat çeken şeffaf elbiseleri, memelerini gösteren dünyaca ünlü yıldızları, Free The Nipple ve Femen'lerin üstsüz protestolarını kesinlikle daha provokatör, çarpıcı ve güçlü bir feminizm çerçevesinde okuyabiliriz. Bu yolda kararlılıkla yürüyen özgür ve devrimci memelere, “yolunuz açık olsun!” diyor, kadın kimliğinin bu korkusuz ve cesur özgürlük savaşçılarını her daim destekliyoruz.

50'LERDEN BUGÜNE MEMELERİN TARİHİ
İkinci Dünya Savaşı'nın yokluk yıllarından sonra esen mutluluk havasıyla daha seksi ve çarpıcı bir görünüme giren kadınlar birer füze başlığını andıran sivri uçlu sütyenlerle adeta birer fetiş objesine dönüştüler. 1960'larda doğum kontrol ve kürtaj hakkını elde eden kadınlar bedenlerini özgürce kullanmayı talep ederken, bir seks objesi olmayı da reddediyorlardı. 100 kadar feminist kadın 7 Eylu¨l 1968'de gerçekleşen “Bra burning” (sütyen yakma) hareketiyle sütyenlerini yakarak erkek egemen kültüre başkaldırdılar.

70'lere gelindiğinde, Amerika başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde kadınlar sütyen takmamaya başladı. Tişörtün altından görünen meme ucunun tahrik ettiği ve kadını metalaştırdığı düşüncesiyle feministler yine sütyene dönüş yaptı. Kadın özgürlüğü tartışmalarının her daim odak noktasında yer alan memeler bugün yüzde yüz çıplaklığın tadını çıkarıyor ve baskılar karşısında “dimdik” duruyor.

Etİketler