Sağlıklı Çalışan Bir Vücut İçin Detox

Son yıllarda detoks terimini çok sık duymaya başladık.


Alınmış olan eski ilaçlar, çok uzun yıllar sonra bile, yağlı doku ve organlar bırakarak kan dolaşımında yeniden belirebilir. Geçmiş ilaç kalıntılarının bir kombinasyonunun kan dolaşımına bir an önce girmesi yüzünden, beklenmedik semptomlar açığa çıkabilir. İlaç toksini eliminasyonu kendini, vücuttan deri aracılığıyla çıkarken bir dizi döküntü ile ifade edebilir. İlaç detoksifikasyonu, uzun bir süreç olabilir, ancak meyve suyu içimi, meyve ve yeşil yapraklı sebzelerce yüksek bir diyet ve acı yeşiller de yardımcı olacaktır.

Kafein ve Nikotin: Yoğun sigara ya da kahve içicileri, ilaçları geri çekilirken benzer semptomları yaşayabilirler. Sinirsel duyarlılık ve duygusal patlamalar, bu tarz ilaç bağımlılarının detoksifikasyonu sırasındaki yaygın semptomlardır. Nikotin ve kafein, sinir sitemine zarar verir ve vasküler sistemi bozar, bu yüzden baş ağrıları, sinirlilik, aşırı halsizlik ya da akli bulanıklık (gerçekle ilişkisini kaybetmiş hissi) beklenir. Bu tarz semptomlar, genellikle üç ila on gün içinde azalır.

Tuz ve Di­ğer Ba­ha­rat­lar: İş­len­miş tuz bir kez bı­ra­kıl­dı­ğın­da ve uy­gun bi­çi­mi kul­la­nıl­dı­ğın­da, vü­cut­ta­ki es­ki tuz ka­lın­tı­la­rı, de­ri ve böb­rek­ler yo­luy­la vü­cut­tan çı­kar. Ba­zen eli­mi­nas­yon öy­le yo­ğun­dur ki, ki­şi ağ­zın­da de­vam­lı tuz­lu bir tat his­se­de­bi­lir. Be­yaz ?e­ker: Diyetten şekeri çıkarmak, enerji seviyesi çiğ-gıdaya uyarlanana kadar kişinin biraz sinirli ve hiperaktif hissetmesine neden olur. Ruh hali değişiklikleri, yine de, şeker atılırkenki herhangi bir fiziksel semptomdan genellikle daha fazla fark edilebilir. Geliştirilmiş şeker bağımlıları, kan şeker seviyeleri kendisini düzeltirken, anlaşılmaz depresyon dönemleri hissedebilirler. Şeker seviyesinin kanda hızlıca yükselip alçalmasından kurtulma, çiğ gıdaca yüksek salatalar ve avokado ile takip edildiğinde daha kolaydır.

Ağır Metaller:
Vücuttaki ağır metal kalıntıları neredeyse herkesi zehirler. Kurşun, alüminyum, civa, bakır, kadmiyum ve arsenik vücudun tamamında birikir. Yoğun ağırlıkları nedeniyle, atılmaları zordur ve vücudu terk etmeleri rahatsızlıklara neden olabilir. Bu metaller çıkarken, baş ağrıları ve tüm vücutta genel ağrı hali ortaya çıkabilir. Bu metaller organları ve kemikleri terk ederken dişetleri zarar görebilir ve böbrekler ağrıyabilir. Ağır metal zehirlenmesinde kendinizi tamamen rahatsız hissedebilirsiniz ve bu, tüm çevresel toksinler ve insanların dişlerine konulan amalgam dolgulara bağlı olarak oldukça yaygındır. Bu metalleri atarken, eğer rahatsız vücut ağrılarına katlanabilir ve bunların vücudunuzdan sonsuza kadar gidiyor olduklarını fark ederseniz, bu durumu daha incelikle atlatabilirsiniz. Aşılar: Aşılar, insan için zehirli olan maddeler içerirler (örn. cıva, formaldehit, alüminyum, vb.) Aşı paketinin içeriği, halka açıklanması için bu ve kanunca gerekli olan diğer bilgileri içerir. Her ne kadar bu içerikler tüketiciler için üretilmişse de doktorlar hastaları için bunları kullanılır yapmaz. Aşılar gelişmektedir ve yabancı doku, hem insan hem de hayvansal kökenli değiştirilmiş genetik materyal içermektedir.

Klor/Su: İçme suyumuzdaki klor, hem damar sertleşmesi (ateroskleroz) hem de kanserde tümör gelişimini tetikleyen bir katalizör gibi davranır. İçme suyumuza klor eklenmesi, 1890'ların sonlarında başlamıştır ve 1920'lerde Amerika'da geniş bir kabul görmüştür. Joseph Price, M.D., 1960'larda, halen çoğunlukla görmezden gelinen, Koronerlerin Kolesterolü başlıklı büyüleyici bir kitap yazmıştır. Klor, Dr. Price'a göre, damar sertleşmesinin birincil ve esas sebebidir. “Hiçbir şey, damar sertleşmesinin kalp krizleri ve felçlerin çoğunun tartışılmaz temel sebebinin klor olduğunu reddedemez. İşlenmiş içme suyunun içerdiği klor.”

Çalışma Çevreleri: Kapalı mekan hastalıklarının ana sebebi, bakteriler, mantarlar, virüsler, toz maytları, böcek parçaları ile temas ve panel kumaşının iplikleri içinde biriken biyolojik kirlenmedir. Bizi dışarıda etkileyen kontaminantlar, kapalı çevremize taşınırlar. Sonuç, bu kontaminantların yapının sınırları dahilindeki “tuzak”larına bağlı olarak daha yüksek ve daha tehlikeli konsantrasyonlardır. Araçlardan, hava borularından ve bina egzozlarından gelen kirleticiler, hava yolumuz aracılığı ile taşınırlar. Mekanik havalandırma sistemleri, ofisinizin fiberleri kapsamında büyüyen mikroorganizmalar için beslenme zemini olarak hizmet ederler. Kirleticiler kendilerini çalışma ortamında fiberlere bağladıklarında, etkilenen alanın ayrışması belirgin biçimde artar. Fiberlerde hapsolmuş kokular, çalışanlar üzerinde rahatsızlığa ve strese neden olur. Sağlıksız bir çevrenin sonucu olarak ortaya çıkan baş ağrıları, göz rahatsızlığı, bitkinlik, alerjik reaksiyonlar, soğuk algınlığı ve gribin yayılması gibi, sağlık etkileri; kanser, kronik akciğer hastalıkları ve solunum hastalığı dahil olmak üzere ciddileşebilir. Sağlıklı bir çevreye sahip olarak yıllık hasta olunan günler azalabilir, genel moral düzelebilir ve üretkenlik artabilir. Her yıl, yüz binlerce kişi, kendi kapalı çevrelerinde mikroorganizmalara (bakteriler ve virüsler) maruz kalmaya bağlı olarak hastaneye yatmaktadır.