Dr. Mehmet Öz

Dr. Öz, her zamanki gibi çok ilginç konulardan bahsediyor.


ELLE: Her sene geldiğinizde çeşitli önerilerde bulunuyorsunuz. İpuçları veriyorsunuz. Geçen sefer bir avuç fındık ve ceviz tüketmenin önemi vardı. Bu sene gündeme yerleşecek önerileriniz neler?
DR. M.Ö.: Birkaç tane var. Örneğin yeşil sebzeler. Sabahları kahvaltı yerine kereviz, zencefil ve bir elmayı karışım yapıyorum; sabah kahvaltısında içiyorum. Böylece günlük tüketmem gereken yeşilliklerimi alıyorum. Çünkü günün ne getireceğini veya yoğunluğumu bazen önceden bilemiyorum.

ELLE: Bu arada yeni kitabınız hayırlı olsun. “Siz Bebeğinizi Beklerken”, nasıl bir kitap?
DR. M.Ö.: Esasında hamilelik ve sonrasıyla alakalı bir kitap. Bu kitapta bolca “epigenetiks” denen bir olgudan bahsediyorum. Eğer bu kavramın önemini herkes kavrayabilirse süper olur. Bu şu demek: Rahimle yumurta birleştiği an bizim genlerimiz belli oluyor ama hangi genlerin açık ve hangilerinin kapalı kalacağı belli değil. Epigenetiks, adından da anlaşılacağı gibi genetikle ilgili bir hadise. Biz annemizin rahminde beklerken, doğmaya dokuz ay kala o açıdan dünyaya bakmaya çalışıyoruz. Öngörülerimiz neyse, genetiğimizi oluşturacak proteinleri de vücut sistemimizde ona göre yapılandırıyoruz. Bazı insanlar hayat boyu şişman olacaklar çünkü anneleri de bebekken şişmandı. Bu bir kısır döngü.

ELLE: Menü tercihinize bakınca, et yerine balık görüyorum...
DR. M.Ö.: Çünkü bu yemekleri yersek genlerimizi değiştirebiliriz. Birkaç ay içinde kanser oranı aniden düşmeye başlar çünkü yediklerimizle kanser hücre genetiklerimizi değiştirmemiz mümkün. Oysa hiçbir ilaç bunları yapamaz. Keşke bunları toplayıp hap yapabilsek ama zor. Hiç olmazsa garanti olarak o günkü gereken meyve ve sebzeleri yiyor olmak önemli. Tükettiğimiz gıdalarda yaptığımız hataların ceremesini hep çekiyoruz ve vücudumuza hep borçlu kalıyoruz. Size net olarak söyleyebilirim ki, ne kadar genç yaşta sağlıklı beslenmeye başlarsanız o kadar sağlıklı olursunuz. Hayatınızı 15-20 sene uzatabilirsiniz.