SİNSİ TEHLİKE: OBEZİTE

Ciddi hastalıklar arasında ilk akla gelenlerden değil ama onlar kadar tehlikeli!



Hızlı ve kaloriyi artıran pişirme teknikleriyle katkı maddeleri de obeziteyi artırıyor. Türkiye'de nüfusun yüzde 32'sinin VKİ'si 30'un üzerinde; yani şişman olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Cemal Aytaç Ak, hayat ve beslenme şekillerindeki değişikliklerin obezite vakalarını arttırdığına dikkat çekiyor. Modern hayatın kişileri obez olmaya ittiğini belirten Cemal Aytaç Ak, “Ana suçluları” şöyle açıklıyor: “Kadının çalışma hayatına daha fazla girmesi, tencere yemekleri yerine hazır gıda tüketiminin yükselmesi, hızlı ve kaloriyi artıran pişirme tekniklerinin kullanılması ve hazır gıdalardaki katkı maddelerinin devreye girmesi, obeziteyi bu noktalara getiriyor. Besin teknolojisi de bizi daha fazla acıktırmayı başarıyor. Ayrıca modern kültürde tüketmenin; günlük hayatın stresini aldığı, rutini değiştirdiği, rehabilite edici etkisinin olduğu düşünülüyor.”

Obezitenin ortaya çıkmasında insülin direncinin çok önemli bir faktör olduğunu belirten Cemal Aytaç Ak, süreci anlatıyor: “Pankreas tarafından salgılanan insülin, kandaki glükozu hücre içine sokuyor. Bunu, hücrenin bir kilidini açarak yapıyor. İnsülin direnci ortaya çıktığında, hücreyle insülin arasındaki kilit-anahtar ilişkisi bozuluyor ve insülin kanda birikmeye başlıyor. Kanda biriken insülin yüksek kan basıncına neden oluyor, damar içyüzlerine zarar veriyor, karaciğerde yağlanma yapıyor. Bu direnç ilaç kullanımıyla kırılmadığı zaman hastalar kilo vermekte zorlanıyor.”

Egzersizin de obezite tedavisinde çok etkili olduğunu belirten Cemal Aytaç Ak, önemli ipuçları veriyor: “Haftada dört gün, ara vermeden 35 dakikayı geçen egzersiz metabolizmanın hızlanmasında, gaz ve kabızlık gibi sorunların giderilmesinde büyük önem taşıyor. Diyetin getirdiği kısıtlamaların psikolojik yükünün hafifletilmesinde egzersiz, obezite tedavisi için vazgeçilmez bir adım.”

ESRA ÖZÜBEK