ROMANTİZME CESARETİNİZ VAR MI?

Var mı dersiniz?

“HER ŞEYE YABANCILAŞTIK VE STATÜKOCU OLDUK”

Trend Group Yönetici Ortağı ve Araştırmacı Nurhan Turhan Keeler, hız ve belirsizlik içinde yaşadığımızı vurgularken her zamankinden daha fazla sevmeye ve sevilmeye ihtiyacımız olduğunu söylüyor.

“İçinde yaşadığımız dönemi “Romantik Matematik” olarak adlandırabilirim: İnsanlar hayatlarını beşinci viteste yaşamaya başladı. Beşinci viteste giderken etrafınızdakileri belli belirsiz görürsünüz. Bu kadar hız ve belirsizlik içinde insanlar kesin ve hazır bilgiye ihtiyaç duyuyor. Kesin bilgiyi de ancak matematik sağlıyor: “Kaç mesaj attı? Bana ne aldı? Ne verdi? Hangi duyguları bölsem çıkarsam neyle neyi karıştırsam aşkı bulurum?” gibi… Ancak insan matematiksel bir varlık değildir. Doğa ve insana matematiği uygulamaya çalışmak aykırılıktır. Öyle ki, matematikten ve hazır bilgiden çok, deneyim kazanmaya ve sağduyuya ihtiyacımız var.

Son zamanlarda yabancılaştık ve statükocu olduk. Kendimizi, başkasını ve doğayı tanıyamıyoruz; birbirimize yabancıyız. Statükocuyuz; kötü giden şeyleri değiştirmeye nadiren yelteniyoruz. Kötü ilişkileri kabul edip ‘Hiç yoktan iyidir’ diyoruz. Doğayla bozuk ilişkimizi düzeltmediğimiz gibi başkalarıyla da ilişkimizi düzeltmiyoruz. Bizde olmayan özellikleri varmış gibi düşünüyor ve başkaları bizi sevsin istiyoruz. Başkaları bizim ihtiyaçlarımızı karşılamak ve sevmek zorundaymış gibi davranıyoruz. Tüm bu hız, belirsizlik, anlamsızlık ve kayıtsızlık içinde aslında hepimizin de kendi varlığımızı hissetmek ve yaşamak için sevmeye ve sevilmeye ihtiyacımız var. Kalbinin pır pır etmesini, sevilmeyi, mutlu ve umutlu olmayı kim istemez? Ama ilişkiler sorumluluk ister. Bir kişinin sevgisini kabul ettiğinizde sevgi vermeyi de kabul edersiniz. Çoğu kişi sevilmediğini ve aşkı bulamadığını düşünür çoğunlukla. Aslında birine o sevgiyi vermeye cesaret edemiyor olabilir. Sevilmeyi istemek kadar sevmeyi de istemek gerekir.”

Yazı: SELİN MİLOŞYAN