Bryan Ferry

Şarkı söyleyen Şık bir centilmen: Bryan Ferry.

Roxy Music'in hayatında epeyce önemli yer tuttuğuna sık sık değinen Ferry, "2001'de grupla yeniden bir araya gelerek bir konser turnesine çıkmıştık. O tarihten bu yana festivallere katıldık” dese de,  grubun Bryan Ferry ile birlikte en önemli üyesi sayılan ve U2’nun prodüktörlüğü ve çağdaş sanat çalışmalarıyla da tanınan Brian Eno; Roxy Music’in bu turnelerine katılmadı. Ferry, “Eno hiçbir zaman tam olarak grubun bir parçası olmadı ama birlikte bazı kayıtlar yaptık” diyor. “Bugün Roxy Music tam anlamıyla bir araya gelse ne olurdu” sorusunuysa, “Güzel olurdu ama fazla sürmezdi” diye yanıtlıyor. İstanbul’a ilk kez bundan yedi yıl önce gelen ve yine Açıkhava’da gösterişli bir sahnede Broadway ve caz standartlarını  söyleyen Ferry; hayranlarına pırıltılı bir gece yaşatmıştı. Ferry bu konserden sonra  birkaç özel davet nedeniyle Türkiye’ye uğradığını söylüyor: “2000 yılında İstanbul’da verdiğimiz konser  çok iyi geçmişti. Konser biter bitmez, ekip olarak yeniden İstanbul’a gelmek istemiştik. Burada özel konserler vermek de beni mutlu etti çünkü İstanbul’a gelmeyi seviyorum; dünyanın en güzel şehirlerinden biri benim için.“ İşçi sınıfına mensup bir aileden gelmesine rağmen dünya jet-sosyetesinin sevdiği figürlerden biri olmayı seçen Bryan Ferry’nin bir başka özelliği de sanat eğitimi almasına karşın müziğe yönelmesi. Acaba müzik yerine sanatı seçseydi hayatının nasıl olacağını hiç merak etmiş mi Ferry? “Büyük bir hata yaptım” diyerek gülüyor, “Çünkü tanıdığım bütün sanatçılar çok zengin. Yaşadığım Londra artık sanatın merkezi haline geldi. Okuldan sonra resim yapmaya vaktim olmadı ama fotoğrafa ilgi duyuyorum. Belki bir sergi bile açarım.”

SIRADAKİ LEONARD COHEN  Mİ?
Biz, “Bryan Ferry bir pop şarkıcısı mı yoksa rock şarkıcısı mı?” diye düşüneduralım Ferry 10 yaşından beri caz tutkunu olduğunu anlatıyor:  “İlk aldığım plak Charlie Parker’ın bir albümüydü. O zaman aldığımız plakların üzerine adımızı yazardık. Ama artık her şey İnternet’ten indirildiği için böyle bir imkânımız yok.”