'Çok Güzel'den Fazlası!

Zeki, cesur ve sıcakkanlı milli gelinimiz Martha Graeff Şavkan ile söyleştik.


ELLE: Brezilya’dayken kimlerle çalıştınız? Kariyerinizde nasıl ilerlediniz?  
M.G.Ş: Brezilya’da birçok tasarımcıyla ve dergiyle çalıştım; birçok televizyon reklamında Nivea, Coca Cola Samsung gibi büyük isimli kuruluşlarla iş yaptım.  En çok hoşlandığım işler ise Sao Paulo veya Rio’daki Moda Haftaları’ydı, bu defilelere çıkmak beni heyecanlandırıyordu! Çünkü her zaman fotoğraf çekiminiz, reklam yazılarınız, kataloglarınız olabilir ama podyuma çıkmadan önceki anın heyecanını hiçbir şeyde bulamazsınız. Sanıyorum modaya odaklanmam ve tutkuyla bağlanmam da o dönemlere rastlıyor; her ayrıntıyı görmeye, her kumaşı kontrol etmeye, onlar hakkında sorular sormaya, onlara dokunmaya, diğer modellerin sadece bir kere giyip çıkaracağı her giysiyi evde yapmaya ve defilede gördüğüm parçaları birleştirmeye başladım. İlk Moda Haftası maratonumun sonunda ise Milano’dan bir ajans onlarla çalışmamı istedi. Bir süreliğine İtalya’ya gittim.

ELLE:
Kariyerinizdeki sizi en çok etkileyen anınız nedir?
M.G.Ş: İlk iş tekliflerimden birini Benetton’dan aldığım zamanki heyecanımı unutamam! Arkadaşlarımla dışarı çıkıp bunu kutlamıştık. Ayrıca Almanya’da Loreal’in bir kampanyası da saç alanında büyük bir işti. Ama moda hakkında bilgi sahibi olmak, beni model olmaktan daha çok ilgilendiriyordu. Dolayısıyla Almanya’da üç yıl bir show room’da prova asistanlığı yapıp Valentino, Moschino, Bluemarine, Alberta Ferreti, Ice­berg, Bluegirl, Bellstaff gibi isimlerin koleksiyonlarını yazarak çalıştım. O dönemlerdeki sezonlar hakkında çok şey öğrendim, her sezon koleksiyonlarda olan değişikliklere, trendlere, esin kaynaklarına, kumaşlara, kesimlere ayrı bir gözle daha dikkatli bakmaya başladım. Bu süreç benim için bir okul olarak başladı ve bir tutku olarak sürdü.