'Çok Güzel'den Fazlası!

Zeki, cesur ve sıcakkanlı milli gelinimiz Martha Graeff Şavkan ile söyleştik.


ELLE: Peki en beğendiğiniz fotoğrafçılar?
M.G.Ş: Terry Richardson,  Steven Meisel,  David LaChapelle, Steven Klein Bruce Weber, Mario Testino’yu beğeniyorum. Fotoğrafçılık çok sevdiğim bir konu. Her dakika gittiğim yerlerin, rasgele insanların resimlerini çekiyorum. Hindistan’a gittiğim zaman o renk çeşitliliği, yerler ve insanlar karşısında makinamla çok güzel günler geçirmiştik.

ELLE:
Brezilya’dayken tipik bir gününüz nasıl geçerdi? Burada nasıl geçiyor? Ana farklılıklar neler?
M.G.Ş: En çok hatırladığım, ailemle birlikte geçirdiğim sıradan günlerimiz. Büyük bir ailemiz var; hemen hemen aynı yaşlarda olduğumuz iki erkek ve bir kız kardeşle çok sayıda kuzene sahibim. Yani birlikteyken harika zaman geçirdik, sürekli gülerdik. Bir de akşam üstüleri beş çayına, yarı İngiliz olan anneanneme giderdim. Kendisi bu çay geleneğini hiç bırakmadı ve onun etrafındayken İngilizce konuşurduk. Ayrıca okuldan arkadaşlarımla buluşurduk, onlara seyahatlerim veya yurtdışında yaşamak hakkında anlattığım hikayeleri dinlerlerdi. Bunun dışında ata binmeyi çok severdim. Hafta sonları yakındaki bir çiftliğe giderdim. Birçok kültürel fark olmasına rağmen, Türkiye’deki ve Brezilya’daki insanların bir şekilde birbirlerine yakın olduğunu düşünüyorum. Biz de iyimserizdir, yardım severizdir, yabancıları ağırlamayı severiz. Brezilyalıların mutlu olmak için çok şeye ihtiyaçları yoktur; mütevazıdırlar. Gayet basit şeylerle mutlu olabilirler: Futbol ve karnaval gibi