'Çok Güzel'den Fazlası!

Zeki, cesur ve sıcakkanlı milli gelinimiz Martha Graeff Şavkan ile söyleştik.


ELLE: Burada olmaktan dolayı en sevdiğiniz, en çok keyif aldığınız noktalar ne?
M.G.Ş: İlk başından beri burada olmayı hep çok sevdim. Avrupa’da yaşadığım birçok yere karşı böyle hissetmemiştim. Buranın insanları daha sıcak ve dost canlısı; hem hayatın tadını çıkarmaya hem de sıkı çalışmaya gayret ediyorlar. En önemlisi de ailelerine bağlı olmaları. Dünyanın başka yerlerinde insanlar kariyerleri uğruna çocuk yapmıyorlar ve aile kurmayı bir kenara itiyorlar. Bu çok acınacak bir durum aslında çünkü aile olmak çok güzel bir şey. Eşim ve arkadaşlarım tarafından sevgiyle sarmalandığımı hissediyorum ve bu da bana kendimi evimde hissettiriyor. Yavaş yavaş dili de öğrenmeye başladıkça hayatım kolaylaştı. Önceleri bir şeyi sormaya çekiniyordum; muz, buz, tuz hayatımı epey zorlaştırmıştı! Yabancı bir ülkede yaşayacaksanız, o ülkenin dilini öğrenmeniz çok önemli. Ben bunu kendime görev edindim; gerçi hala istediğim kadar iyi konuşamıyorum ama en azından beğendiğim şeylere “çok güzel”den fazlasını diyebiliyorum!

ELLE:
Profesyonel olarak gelecek planlarınız?
M.G.Ş: Burada moda alanında çalışmayı çok istiyorum. Bir moda delisi oldum çıktım; her şeyi takip ediyorum, üzerlerinde çalışıyorum. Parçaları birleştirmek, kombinler yaratmak, kumaş almaya gitmek, arkadaşlarım için giysi alışverişi yapmak, tasarım denemelerine girişmek en sevdiğim şeyler. Yaratıcı sürece dahil bir iş yapmak veya pazarlama alanında çalışmak benim için başka alanlarda da büyüyebileceğim eşsiz fırsatlar bence. Bu alanlarda iletişim becerilerimi, fikirlerimi, yaratıcılığımı ve bunca senedir tasarımcılarla çalışırken edindiğim deneyimimi kullanabilirim.