'Çok Güzel'den Fazlası!

Zeki, cesur ve sıcakkanlı milli gelinimiz Martha Graeff Şavkan ile söyleştik.


ELLE: Türkiye ve buradaki insanlar hakkında en sevdiğiniz şey ne?
M.G.Ş: Türkiye gerçekten büyüleyici. Şaşırtıcı bir tarihi ve çok güzel yerleri var. Geriye dönmeyi değil de, dengeli büyümeyi isteyen bir ülke olarak burayı takdir ediyorum. Güçlenmeyi, eğitime yatırım yapmayı önemsiyor bu ülke. Benim ülkemde bütün çocukların okula gitme şansı yok; maalesef bir sürü çocuk sokaklarda dilencilik yapıyor. Hükümetimiz bu konuda çok daha iyi bir iş çıkarabilir aslında. Tamam, hiçbir ülke kusursuz değil ama bence Türkiye önemli konulara yatırım yapıyor. Brezilya’daki yolsuzlukları ve politikacıların çarçur ettikleri paraları görmek bana çok dokunuyor mesela. O paralarla okullar ve yetimhaneler yapılmalı!

ELLE:
Özel bir bakım veya diyet uyguluyor musunuz?
M.G.Ş: Hayatımda birçok kere sadece kilo vermek için değil, daha sağlıklı beslenmek için de diyet uygulamaya kalkıştım. Fakat sorun şu ki, ben bir yemek bağımlısıyım! Ekmek, bazı tatlılar ve cappucino olmadan yaşayamam. İtalyan mutfağına bayılıyorum. Türkiye’de iyi alışkanlıklar edindim; asla kahvaltıda domates, salatalık ve beyaz peynir yiyip, çay içeceğimi düşünmezdim. Burada bol bol sebze yeniyor, ben de patlıcanı çok severek yiyorum. En sevdiğim yemek mantı, özellikle de sarımsaklı yoğurtlu kıtır mantı. Baklava da favori listemde. Yemek pişirmeyi biliyorum, somon ve tavuk menülerim iyi. En çılgın salataları da ben icat ederim. Yani pek diyet uygulaya bildiğim söylenemez ama haftada 5 kere spora gidiyorum, tenis oynuyorum, yürüyüş yapıyorum. Hareketli bir insanım.  Öyle koltukta oturup televizyon seyredemem. Bir de her 15 günde bir cilt bakımına gidiyorum; arada bir de hamama.