İzlanda’dan masal gibi tasarımlar

İşini aşkla yapan bu kadını siz de tanımalısınız.


Moda sektöründe çalışmaya nasıl başladın?
2000’de Paris’teki moda okulu Studio Berçot'dan mezun oldum. Öncesinde tiyatro ve sinema için kostüm tasarımı yapıyordum.

İzlanda’da yaşamak ve çalışmak nasıl bir duygu?

Hem iyi, hem kötü. Çoğunlukla iyi. Burada yaşamayı çok seviyorum, kendimi ayrıcalıklı hissediyorum ama bazen iş için büyük şehirlerin sunduğu imkanların eksikliği hissediyorum.

Hugrun kim? Sıkı çalışan bir kadını mı? Seni etkileyen şeyler nedir, nelerden ilham alırsın?

Çok klişe olabilir ama cevabım doğa. O kadar güçlü ki. Ve tabii ki eski filmler, macera kitapları ve insanlarla vakit geçirmek bana ilham veriyor.

Dükkanının tarzı nedir? Bu konuda hedefin nedir?

2000’de Kron’u açtım, o benim kalbim. Kron, sadece ayakkabı satan bir butik ve ayakkabılar benim tutkum. Güçlü ve zamansız tasarımları seviyorum, ayakkabılarda bu özelikleri konfor vekaliteyle birleşmesini severim. Ve bence Kron bunları temsilediyor. Daha sonra Kron Kron adındaki ikinci butiğini açtım (2004). Buradaysa tasarımcılardan favori parçaları seçiyorum, kıyafet ve aksesuar satılıyor. Reykjavik’teki dükkanlarımız sayesinde tasarımcıları ve sokaktaki insanları yakınlaştırmak istiyoruz. Bunu çok önemsiyorum, her tasarımcı için ideal bir müşteri var ve ben bunlara vesile olmak istiyorum, mesela gençkızlar Sonia Rykiel’i beğenebilir, 70'lerindeki kadınlarsa Bernard Willhelm giyebilir. Bunu görmeyi çok seviyorum.