Walkıng Sculptures / Yürüyen Heykeller

Canok kardeşler İFW'te tasarım ve görsel sanatları bir araya getiriyor.

ELLE: Türkiye'deki tasarımcıları nasıl buluyorsunuz? Türkiye'nin dünya modasındaki trendleri belirleme konusundaki yeri nedir? Ne olacak?
R.B.C.: Gerçekten Türkiye'de artık çok daha yenilikçi ve yaratıcı genç tasarımcılar beliriyor. Artık seslerini ellerinden geldiğince duyurmaya çalışıyorlar. Rana ve Berna Canok olarak bizler de bu durumdan son derece memnunuz. Türkiye, gerek yurt dışı gerekse yurt içinde yapılan moda fuarlarına katılarak, sayıları her sene artan ve kendilerini dünyaya kabul ettiren modacılarımızla, dünya modasında ivme kazanıyor. Eskiden bu kadar hızlı ve sık Türk modacılarımızın isimlerini duymazdık. Ama artık hem uluslararası moda dergilerinde hem defilelerde; hatta modayla ilgili ödül alınan platformlarda bile Türk modacılarımızın isimlerini okuyoruz. Bunları duymak bizleri gururlandırdığı kadar rengimizi devam ettirmek için kamçılıyor.

ELLE: Dünya modasında öne çıkan tasarımcılar, ‘trendsetter'lar kimler sizce? Stil ikonu olduğunu düşündüğünüz kimler var?
R.B.C.: Victor&Rolf çağımızın deneysel tasarımcılarından. Modaya yenilikçi yaklaşımları, ironi ve sürreal güzelliği aynı sahnede sergilemeleri oldukça etkili. Geçtiğimiz haftalarda Londra'daki Barbican Gallery'de bu dahi tasarımcıların retrospektif sergisi bunun kanıtıydı.

ELLE:
Bu şovu hazırlarken bir tema belirlediniz mi?
R.B.C.: Bizler de modanın tek başına değil; sanatla, tiyatroyla veya ironik güzellikleriyle birlikte bir arada görmek isteyenlerdeniz. Aldığımız sanat eğitimi ve ailemizin sanatçılardan oluşması da biz Canok kardeşleri buna yöneltti. Zaten koleksiyonumuzun temasını oluşturan etkiler, kumaşlardan ve heykelimsi formlardan da anlaşılacağı gibi 'Walking Sculptures' başlığını taşıyor.