Yeni Jön Karşınızda

Yeni Jön Karşınızda


20 yaşımdaydım, ne yapabileceğimi düşünüyordum ve tiyatroya başladım.” “Bir gün bir yönetmenle tanıştım tesadüfen: Thierry Harcourt. Bizim semtte oturan bir yönetmen. ‘Seni tanımıyorum, ama bir projem var, uygun olabilirsin o karaktere, bir deneyelim’ dedi. Bahsettiği proje, bir buçuk sene sonra başlıyormuş, bana söylemedi o sırada. Bir buçuk sene boyunca ben bu adamla çalıştım. 20’li yaşlarımın başında kendime pek güvenim yoktu. Tipi iyi olanlar olur, sokakta gezen, kendini pek keşfetmemiş olur ya hani… O, bana kendimi keşfettirdi. Birlikte egzersizler yaptık, kendimi tanıdım. Çocukluğuma dönmemi sağladı. Adam bana ‘şimdi sen böyleydin, böyle olacaksın’ dedi.  Sadece eğitimle geçti o süre. Annemle babamla konuştum, ‘nasıl bir çocuktum’ diye. İnsanın kendini tanıması zor; ama en azından dürüst oldum kendime ve daha çok güvenmeye başladım. Sonra zaten oyunculuktan zevk almam da bundan sonrasına rastlar.

”SAHNEYE BÜYÜK ADIM“

Bir buçuk sene sonra proje başladı. Anthony Burgess’in yazdığı, Stanley Kubrick’in de sinemaya uyarladığı ‘Otomatik Portakal’! Dünyada ilk defa tiyatro olarak sahnelenecek. Öyle bir casting vardı ki inanamıyordum. Thierry bana ‘Kimse seni tanımıyor şu anda, bir okuma provası yapacağız, kendini göster’ dedi. Bir ara gittim tuvalete ‘Bu oyun senin kariyerini başlatacak, kendine inan!’ dedim. Gerçekten de öyle oldu.