Yeni Jön Karşınızda

Yeni Jön Karşınızda


Bunlar kolay şeyler değil. Paris küçük bir şehir aslında, herşey kontrol altındaydı. İstanbul çok büyük, hiçbir şey kontrol altında değil. Bazen korkuyorum, nereye geldim diyorum. Aynı zamanda İstanbul çok güzel bir şehir, güzel şeyler görüyorum, güzel insanlar tanıyorum. Aslında bu haller oyunculuk için çok da besleyici. Ama Paris’i çok özlediğim günler oluyor.

SANA BİR SES VEREBİLSEYDİM...

Gitar çalıyor, beste yapıyorum. Sözlerini de yazdığım şarkılarım var.  Fransızların ünlü şarkıcısı Jacques Brel tarzı. Biraz melankolik. Kendim söylüyorum. Birkaç arkadaşıma dinlettim, beğendiler. Daha çok hobiydi, evimde keyifli vakit geçirmek, eğlenmek için. Ama şimdi üzerinde düşünmeye, fikir üretmeye başladık. Bakalım ileride bir sürpriz olabilir.

DOĞRU İNSANLA AŞK

Şu an aşık değilim ama olmak istiyorum, aşk çok güzel bir şey. En başta dengeyi sağlıyor. Ama ben özgürlüğüme de çok düşkünüm. Aynı zamanda bu dengeyi kuracak bir kız olsun da istiyorum. Doğru insanı bulmak kolay değil. Aslında aşkın başlangıcı arkadaşlıktır, bir insanla iyi anlaşıyorsan, sinemaya gitmeyi seviyorsan, konserlere gidebiliyorsan ve o insanla kendini rahat hissediyorsan, bence bu aşkın başlangıcıdır. Türk kadınları çok güzel. Ama üzerlerinde sanki biraz baskı varmış, rahat değillermiş gibi hissediyorum.

MATTHEW McCONAUGHEY Mİ?

Evet, sık sık McConaughey’e benzediğim söyleniyor. Bu benzetilme durumu beni hiç rahatsız etmiyor. Niye etsin ki! Yakışıklı, boylu boslu, herkesin beğendiği bir aktör. Ama ben ondan daha iyi bir oyuncuyum.