HER ŞEY TOZ PEMBE!

Saflığın ve masumiyetin rengi, kırmızının tahtinı sallıyor

Çocukluğun, masumiyetin, Barbie bebeklerle özdeşleşen masalsı bir dünyanın yanı sıra; yapaylığın, Barbara Cartland'ın boş ve hoş romanlarının, “soap opera” dediğimiz dizilerin rengi olan ve çağrıştırdıklarından dolayı önemsiz bulunan pembe, büyük bir güçle geri dönerken modada, mimaride, sanatta ve toplumsal hayatta en çok tercih edilen renklerin başını çekiyor. Geçtiğimiz yaz New York'taki Metropolitan Müzesi'nde açılan ve punk kültürünün modaya etkisini konu alan “Punk: Chaos to Couture” sergisinin pembe renkli afişiyle bu rengin, çocukluk ve oyun çağrışımlarını aştığını, modada nasıl dominantlaştığını ve verdiği yeni sosyal mesajların da farkına vardık. Moda danışmanı Jean-Jacques Picart'ın “Bu sıkıntılı dönemde bir parça çikolata gibi mutluluk ve enerji veren bir renk” olarak tanımladığı pembe, kırmızının tahtını sallamaya hazır! Mı?