TAM BİR YAZ KADINI

Didem Soydan'ın o enerjisini aldık ve röportajımıza yansıttık!



Kırmızı ruju ne zaman “keşfettiniz”?

Çok soğuk tenli, çok beyazım.Bir de öyle kalın dudaklarım filan yok. Kırmızı ruj sürmek iyi hissetmem için yeterli oluyor, beni o kadar çok zahmetten kurtarıyor ki... Eskiden sadece önemli gecelerde sürerdim, artık her gün kırmızı ruj kullanabiliyorum.

“Tüm kıyafetlerine veda et, üç tanesini seç” deseler ne yaparsınız?
Aaaa... Zorunda kalırsam elim annemin çok güzel üç mantosuna gider. Başka hiçbir şeye değil. Çünkü kıyafetlerimin hiçbiri aşırı pahalı veya nadide değiller. Bir de Moskova'dan aldığım bir asker takımım var, madalyaları olan, onu da saklamak isterim.

Stiline, gardırobuna çok imrendiğiniz birileri var mı?
Dita Von Teese'in gardırobunu karıştırmayı çok isterdim!

Gardırobun düzenli midir?
Evet. Hayatım kıyafetle geçiyormuş gibi düşünmelerini istemem ama her şeyim, iç çamaşırlarım dahi renklere göre düzenlemiş durumda.

Kendi markanızı, mesela tişört veya gömleklerden oluşan bir koleksiyon çıkarmayı düşünüyor musunuz?
Evet, çok isterim. Zaten önümüzdeki nisan modelliği teknik olarak bırakıyorum. Bu işe başlarken kendime hedefler koyup, “30 yaşıma gelince şunları şunları yapmış, mutlaka yurt dışında iyi bir defileye çıkmış olacağım” demiştim. Arzu ettiğim her şeyi yaptım. Berlin'deki bir ajansla da anlaştım...

Durum böyleyken nasıl bırakacaksınız?
Bu işten bıkıp söylenen, her şeyden şikayet eden bir modele dönüşmeden bırakmak istiyorum. Böyle örnekler gördüm. Yaptığın iş, aşk-nefret ilişkisine dönüştüğünde bırakmalısın. Modellik konusunda kimseye kanıtlayacak bir şeyim kalmadı.

“60'lı yaşlarıma girince şöyle görünmek isterim” dediğiniz bir tarif var mı?
Var, hatta rol modelim var, (Amerikalı model ve oyuncu, 83 yaşındaki) Carmen Dell'Orefice. Kadınlar yaşlanınca saçlarını kestiriyor, onlardan vazgeçiyorlar ya, sinir oluyorum. Ben mümkünse bayağı uzun, kendi renginde kullanmak isterim. Kırmızı rujumu da mutlaka sürerim. Kıyafetlerim sade olur ama takıyı abartabilirim. Aslında çok garip, kendimi o yaşlarda düşünemiyorum, hiç o torun- torba resminde göremiyorum. Hiç o kadar sonrasını düşünemem, korkarım. Bana kalsa, bence 50 yıl yeter.

SUZAN YURDACAN