Duş giderinde biriken saç telleri ya da fırçanın arasında kalanlar çoğu zaman “Acaba saçım çok mu dökülüyor?” sorusunu akla getiriyor. Özellikle saçınızı yıkadıktan sonra elinize gelen birkaç tel bile gözünüze olduğundan fazla görünebilir. Oysa saçlarımız da cildimiz gibi sürekli yenilenen canlı bir döngünün parçası. Yani bazı tellerin dökülmesi, yerlerini yenilerine bırakmaları için oldukça normal bir süreç. Önemli olan bu döngünün ne zaman doğal sınırlar içinde kaldığını, ne zaman bir uzmana danışmayı gerektirdiğini bilmek. Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan Diker’e göre saç dökülmesi çoğu zaman paniğe neden olsa da her dökülme ciddi bir soruna işaret etmiyor. “Saç dökülmesi ilk etapta ciddi bir hastalığı düşündürmez. Ancak uzun sürüyor, giderek artıyor ve saçta belirgin incelme ya da açılma görülüyorsa bir dermatoloji uzmanına başvurmak önemli” diyor.
Günde 50-100 Tel Normal
Vitamin ve Mineral Eksikliğine Dikkat
Beslenme eksiklikleri de bu süreçte önemli rol oynuyor. Demir, çinko, protein, B12, folik asit ve D vitamini eksiklikleri saçın sağlıklı uzamasını zorlaştırabiliyor. Diyabet, tiroit hastalıkları ve bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı rahatsızlıklar da saçın büyüme döngüsünü etkileyerek ne yazık ki dökülmeye neden olabiliyor. Özellikle doğum ya da bir enfeksiyon sonrasında başlayan geçici saç dökülmeleri hastalarda ciddi endişe yaratabiliyor. Ancak bu tip dökülmeler çoğu zaman 6–9 ay içinde kendiliğinden toparlanabiliyor. Dr. Diker’e göre bu süreçte yapılan en büyük hatalardan biri kontrolsüz vitamin ve takviye kullanımı. “Her saç dökülmesi vitamin eksikliğine bağlı değildir. Bilinçsiz kullanılan ürünler tam tersi şekilde zarar verebilir” diyor.
Tedavi sürecinde öncelikle altta yatan neden araştırılıyor. Gerçekten bir vitamin veya mineral eksikliği saptanırsa buna yönelik takviye planlanıyor. Gerekli durumlarda mezoterapi, PRP ya da lazer destekli uygulamalar da değerlendirilebiliyor. Saç dökülmesini azaltmak için dengeli beslenme ve yeterli protein alımı oldukça önemli. Gerektiğinde diyetisyen desteği alınabileceğini belirten Dr. Diker, kozmetik ürün seçiminde de bilinçli davranılması gerektiğini söylüyor; bu noktanın da altını çizmiş olalım.