Fotoğraflar: Getty Images
Son dönemde sıklıkla konuşulan ayrılık söylentilerinin ardından bugün Saint Laurent, Anthony Vaccarello’nun ayrılığını resmen duyurdu. Hedi Slimane’ın ardından 2016’da göreve gelen tasarımcı, on yıl boyunca modaevinin kurucusundan miras kalan kodları kendi yaklaşımıyla ele aldı. Saint Laurent, yeni kreatif direktörünü yakında açıklayacağını bildirdi. Vaccarello’nun son koleksiyonu zaten bir veda havası taşıyordu. Geçtiğimiz hafta Paris Moda Haftası kapsamında sunulan İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonu, Eyfel Kulesi’nin karşısında, üç büyük altın avizenin altında, dramatik bir atmosferde gerçekleşti. Altın vurgusu, safari ceketler, trençkotlar, kalem etekler, brokarlar ve gece elbiseleri, Saint Laurent’in tanıdık parçalarını Vaccarello’nun daha keskin ve yoğun silüetleriyle bir araya getirdi.
Arşivle Kurulan İlişki
Vaccarello’nun Saint Laurent’deki başarısı, markanın geçmişini olduğu gibi tekrarlamamasında yatıyordu. Göreve başladığında Hedi Slimane’ın belirginleştirdiği siyah ağırlıklı, rock etkili estetik hâlâ güçlüydü. Vaccarello bu dili zamanla dönüştürdü; renkleri, transparan kumaşları ve farklı hacimleri koleksiyonlarına dahil ederken Saint Laurent’in bedene oturan kesimlerinden ve gece giyimine yaklaşımından uzaklaşmadı.
Her sezon arşivin belirli bir bölümüne odaklanması, bu yaklaşımın önemli bir parçasıydı. Geniş omuzlar, uzun deri paltolar, safari ceketler ve uçuşan gece elbiseleri, tasarımcının koleksiyonlarında farklı biçimlerde tekrar karşılaştığımız unsurlar. Vaccarello, Saint Laurent’in tarihini bir referans noktası olarak kullanırken onu bugünün moda anlayışıyla yeniden şekillendirdi. Trendlerin hızlı değişimine bağlı kalmadan kendi görsel kimliğini koruyan bir Saint Laurent yaratmayı başardı.
Podyumdan Sanatın Diğer Dallarına
Vaccarello’nun modaevindeki dönemi yalnızca koleksiyonlarla sınırlı değil. 2023’te kurulan Saint Laurent Productions, markanın sinemayla ilişkisini doğrudan bir üretim alanına taşıdı. Pedro Almodóvar’ın Strange Way of Life ve Jacques Audiard’ın Emilia Pérez filmlerinin yanı sıra Jim Jarmusch’un Father Mother Sister Brother filmi de bu girişimin öne çıkan yapımları arasında.
Saint Laurent Editions ve Saint Laurent Babylone ise kitaplara, bağımsız yayınlara ve görsel sanatlara uzanan başka bir alan açtı. Bu projeler, Vaccarello’nun Saint Laurent’i moda dışındaki üretimlerle de tanımlama arzusunu ortaya koyuyor. Markanın sinema ve sanatla kurduğu ilişki, Yves Saint Laurent’in kendi döneminde kültür dünyasıyla geliştirdiği yakınlığın güncel bir devamı gibiydi.
Yeni Kreatif Direktör Neyi Değiştirecek?
Vaccarello’nun ayrılığı, lüks modaevlerinin yaratıcı yönlerini ve ticari önceliklerini yeniden değerlendirdiği bir dönemde gerçekleşiyor. Saint Laurent, Vaccarello ile birlikte önemli bir büyüme kaydetti; ancak son yıllarda lüks tüketim pazarındaki yavaşlama, sektörün genelinde yeni arayışları beraberinde getiriyor. Ayrılığın bu dinamiklerle doğrudan bağlantılı olması da şaşırtıcı değil. Zira Vaccarello, başka mqodaevleri veya tasarımcılar gibi lüks modanın erişilebilirliğine odaklanmıyordu.
Kering CEO’su Luca de Meo, Vaccarello’ya on yıllık katkıları için teşekkür ederken tasarımcının Saint Laurent’in uluslararası etkisini güçlendirdiğini belirtti. Modaevinin CEO’su Cédric Charbit de Vaccarello’nun markanın imajına ve kültürel etkisine yaptığı katkının altını çizdi.
Yeni kreatif direktörün kim olacağı kadar, Saint Laurent’in hangi alanlara ağırlık vereceği de önemli. Vaccarello’nun koleksiyonları, gece giyimini ve güçlü moda silüetlerini merkeze alan güçlü ve tutarlı bir çizgi izledi. Bundan sonraki dönemde markanın gündüz giyimi, erkek koleksiyonları ve deri ürünleri alanlarında nasıl bir denge kuracağı, bu estetik yaklaşımın ne ölçüde korunacağını belirleyecek.