Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Glenn Martens’in Diesel’deki son defilesi, 22 Eylül’de Milano Moda Haftası’nın açılış gününde gerçekleşecek. Belçikalı tasarımcı, 2020’de kreatif direktör olarak katıldığı İtalyan denim markasından ayrılırken OTB Group bünyesindeki Maison Margiela’daki görevini sürdürmeye devam edecek. Diesel ise henüz Martens’in yerine kimin geleceğini açıklamadı.
Altı yıl önce Diesel’in başına geçtiğinde Martens’in önünde yalnızca yeni koleksiyonlar tasarlamak gibi bir görev yoktu. 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında denim, gençlik kültürü ve provokatif reklam kampanyalarıyla güçlü bir popülerlik yakalayan marka, sonraki yıllarda bu kültürel görünürlüğün bir kısmını kaybetmişti. Martens’in gelişi, Diesel’in kendini yeniden tanımladığı bir dönemin başlangıcı oldu.
Martens güçlü geçmiş kodlarına sahip bu markanın kodlarını yeniden yorumlamayı tercih etti. Denim, Belçikalı tasarımcının elinde farklı formlara dönüşebilen bir tasarım alanına dönüştü. Bükülmüş ve sarılmış yüzeyler, abartılı oranlar, tekstil manipülasyonları ve trompe-l’oeil etkileri, Martens’in Y/Project döneminde geliştirdiği deneysel yaklaşımın Diesel’deki karşılıkları oldu.
Fakat Martens’in Diesel üzerindeki etkisi kıyafetlerle sınırlı değildi. Tasarımcı, defileleri markanın yeniden konumlandırılmasının önemli araçlarından biri olarak kullandı. Alışılmışın dışındaki şov formatları, işbirlikleri ve dikkat çekici kampanyalar Diesel’i yeniden Milano moda takviminin görünür markalarından biri haline getirdi. 2025’te marka, Milano Moda Haftası kapsamında İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu için ilk tamamen halka açık defilesini gerçekleştirdi. OTB’nin aynı yıl açıkladığı sonuçlara göre Diesel, son on yılın en yüksek kârlılık seviyesine ulaştı. Bu nedenle Martens’in ayrılığı, basit bir kreatif direktör değişikliğinden biraz daha fazlasını ifade ediyor. Çünkü geride yalnızca belirli bir estetik değil, güçlü bir marka dili bırakıyor.
Şimdi soru, Diesel’in Martens sonrası ne yapacağı. Yeni kreatif direktörün önünde hazır bir estetik formülü takip etmekten daha zor bir görev var: Martens döneminde yeniden güçlenen marka kimliğini korurken Diesel’i bir sonraki aşamaya taşımak. Denim, erişilebilirlik, pop kültür ve moda arasındaki ilişki, markanın geleceğinde de belirleyici olmaya devam edecek. Ancak bunun hangi görsel ve yaratıcı dille karşılık bulacağı henüz açık değil.
Martens içinse hikaye başka bir OTB markasında devam ediyor. Tasarımcı, Ocak 2025’te John Galliano’nun ayrılığının ardından Maison Margiela’nın kreatif direktörlüğünü üstlenmişti. İlk yılındaki Artisanal ve hazır giyim koleksiyonlarıyla Paris’te yeni bir dönem başlatan Martens’in odağı artık daha da net biçimde Margiela’ya çevrilecek. Diesel için kayıp gibi görünen bu değişim Maison Margiela için bir kazanç olabilir zira Martens artık bütün odağını Margiela'da tutabilecek.