Paris Erkek Moda Haftası: Jacquemus Sonbahar/Kış 2026
Picasso Müzesi’nde sunulan Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu, Jacquemus’ün tanıdık kodlarını daha renkli ve daha kişisel bir bakışla yeniden ele alıyor.
BERRAK ZEYNEP YILMAZ 26 Ocak 2026
LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Fotoğraflar: Jacquemus Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight


Jacquemus, Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu Le Palmier ile Picasso Müzesi’ne geri döndü. Le Palmier, Simon Porte Jacquemus’ün Paris’teki ilk yıllarına ve bugün hayatının merkezinde yer alan aile kavramına uzanıyor. Koleksiyonun çıkış noktası, tasarımcının kızının palmiyeyi andıran atkuyruğu. Bu küçük ama güçlü detay, koleksiyonun rahat ve renkli ruhunu da belirliyordu. 

Siluetlerde 1950’lerin couture yapısı ile 1990’ların bedene yakın formları bir araya geliyor. Heykelsi kokteyl elbiseleri, yarasa kollu paltolar, hafif dokulu elbiseler ve gündüz şıklığını yansıtan takımlar koleksiyonun omurgasını oluşturuyor. Defile davetiyesiyle birlikte gönderilen geniş dişli tarak ve “palmier” saç yapım talimatı ise bu retro yaklaşımı daha en baştan görünür kılıyor.

Koleksiyon, Paloma Picasso gibi 1980’lerin stil ikonlarından ilham alıyor. Tek omuzlu final elbisesi, Helmut Newton’un ikonik bir fotoğrafından ilham alarak Jacquemus’ün referanslarını doğrudan sahiplenen tavrını yansıtıyor. Bu sezon tasarımcı, kendi arşivine sıkça dönüyor; puantiye desenleri, kurdeleler ve tüy işlemeleri modaevinin tanıdık neşesini yeniden yorumluyor.

Her parça aynı ölçüde güçlü olmasa da kalem etekler, büstiyer formlu üstler, güçlü kesimli beyaz gömlekler ve drapeli jarse elbiseler koleksiyonun daha dengeli anlarını oluşturuyor. Maison Février ve Maison Lemarié ile yapılan işbirlikleri sayesinde tüy detayları ve nakışlar el işçiliğini ön plana çıkarıyor.

Erkek koleksiyonu bazılarına göre daha deneysel bir çizgide ilerliyor gibi gözükse de aslında yine Jacquemus’ün stil kodlarını taşıyor. Renkli takımlar ve yeniden ele alınan smokinler dikkat çekiyor. Yine de Jacquemus, erkek hazır giyimin markadaki payının özellikle pantolon, gömlek ve terzilik kategorilerinde hızla büyüdüğünü vurguluyor.

Le Palmier, markanın son koleksiyonundaki sadeleşmenin ardından gelen daha renkli ve oyunbaz bir adım olarak okunabilir. Simon Porte Jacquemus’ün yeni bir baba olarak bugün dünyaya daha yumuşak ve daha neşeli baktığı hissi koleksiyon boyunca hissediliyor. Ön sırada oturan büyükannesi ve yeni marka elçisi Liline Jacquemus ise bu kişisel anlatının en kişisel ama en anlamlı detaylarından biri.

Jacquemus, bu sezon geçmişine açıkça bakıyor. Le Palmier, kusursuz olmaktan çok samimi, kontrollü olduğu kadar rahat bir koleksiyon olarak Maison’un bugünkü ruhunu yansıtıyor.

SON HABERLER