Milano Moda Haftası'nın en çok konuşulan defilelerinden biri kesinlikle Gucci'ydi. Demna'nın kreatif direktörlük koltuğuna oturduğu modaevinde, "arketip" kavramının daha önce de odağa alındığına şahitlik etmiştik. Ancak Demna bu kez kavramları kendi cümleleriyle de açıkladı: "Lüksün ne anlama geldiğini ve modanın neye dönüşmeye cesaret edebileceğini defalarca tanımlamış ve yeniden tanımlamış bir marka. Bir asırdan uzun süre önce Floransa’da küçük bir deri ürünleri ve bavul atölyesi olarak başlayan hikaye, bugün dünyanın en tanınan isimlerinden birine dönüştü. Bu dönüşüm ne tesadüflerin ne de mitlerin sonucu, karakter gücünün bir yansımasıydı."
Markanın köklerinde yer alan cesaret ve sınırları zorlama anlayışı, Demna’nın Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonunun ilham dünyasında güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor. Bireyselliğin moda endüstrisinde her zamankinden daha görünür olduğu günümüzde drama, tutku, aşırılık, çelişki, sevgi ve nefret, zafer ve çöküş, gurur ve kırılganlık gibi karşıt duygular koleksiyonun karakterini oluşturan geniş duygu spektrumunu tanımlayan temel kavramlar olarak öne çıkıyor.
Launchmetrics Spotlight
Demna’nın Gucci için hazırladığı ilk resmi defile olan Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu mermer heykellerle çevrili, müze hissi uyandıran anıtsal bir mekanda gerçekleşerek modaevi mirası ile çağdaş vizyon arasındaki güçlü diyaloğu görünür kıldı. Tasarım dilinde hafiflik, rahatlık, konfor ve bedeni takip eden formlar ön plandaydı. Gündüzden geceye, sokaktan özel okazyonlara uzanan silüetler, Gucci’nin tek bir stile değil bir yaşam biçimine hitap ettiğinin altını çizerken markanın arketip temelli yaklaşımının ardındaki çok katmanlı anlatıyı da ortaya koydu.
Launchmetrics Spotlight
2000’lerin ikonik “party girl” estetiği koleksiyonun ruhuna sinen belirgin referanslardan biri. Gece hayatının özgür tavrını çağrıştıran görünümler podyumu adeta bir parti atmosferine de dönüştürüyor. Bu nedenle Emily Ratajkowski ve Kate Moss gibi isimlerin defilede yer alması yalnızca bir "casting" tercihi değil, Gucci’nin geçmiş "glam" kodlarının yeni jenerasyonla arasında kurduğu bilinçli bir köprü niteliği taşıyor.