Fotoğraflar: Roberto Cavalli Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight
Roberto Cavalli Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonunda Fausto Puglisi, markanın alışıldık renkli ve vahşi kodlarından bilinçli bir sapma yapıyor. Uzun yıllar boyunca hayvan desenleri ve parlak şifonlarla özdeşleşen Cavalli estetiği, bu sezon neredeyse tamamen siyaha dönüyor. Bu tercih yalnızca estetik değil, tasarımcının da belirttiği gibi, dönemin ruhuna verilmiş bir yanıt.
Açılışta görülen siyah deri pantolon takım, ışıltılı bir bralet ile eşleşirken orantılarıyla daha maskülen bir çizgi sunuyordu. Hemen ardından gelen tütü etek ise markanın erken dönem koleksiyonlarına bir gönderme niteliğinde ancak bu kez sivri burunlu loafer’larla tamamlanarak Cavalli podyumlarında alışık olmadığımız bir gündeliklik öneriyor.
Koleksiyonun ana dili gotik bir minimalizme yakındı. Timsah dokulu kısa deri ceketler, parlak geniş pantolonlar, çok katmanlı etekler ve farklı dokuların bir araya geldiği elbiseler siyahın farklı tonlarını ve yüzeylerini araştırdı. İşlemeli tüller, payetli mini elbiseler ve uzun pileli kollara sahip ipek gece elbiseleri dramatik şık bir etki yarattı.
Zaman zaman, başta mor olmak üzere, renk de sahneye çıktı. Nostaljik güller, straplez siyah elbiseler üzerine işlendi, aynı motifler pileli denim pantolonlarda boyama olarak görüldü. Şeffaf gül desenli elbiseler ve rozet kaplı trikolar koleksiyonun daha romantik tarafını ortaya koydu. Renkler her belirdiğinde geçici bir nefes alanı yaratıyordu sanki.
Fausto Puglisi’nin bu gotik dönemi, markanın DNA’sıyla bilinçli bir gerilim kuruyor. Roberto Cavalli her zaman fazlalık, süsleme ve cesur feminenlikle anıldı. Bu sezon ise süsleme hâlâ var ancak renk dozu azaltılmış, dramatik jestler siyahın içinde filtrelenmiş.
Roberto Cavalli Sonbahar/Kış 2026, maksimalizmi tamamen terk etmiyor ama tonunu değiştiriyor. Daha koyu, daha düşünceli ve belki de daha kontrollü bir Cavalli öneriyor. Şu soru akıllara düşüyor: Bu karanlık geçiş bir ara dönem mi, yoksa markanın yeni kalıcı yönü mü?