Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Brooklyn Navy Yard’daki Brooklyn Storehouse’un karanlık ve endüstriyel atmosferinde gerçekleşen defilenin açılışını Kaia Gerber yaptı. Beyaz bir sutyen ve bedene tamamen oturan yüksek belli siyah deri etekle podyuma çıkan Gerber’in görünümü, arka kısımdaki el yapımı korsajı da açığa çıkarıyordu. Bu güçlü başlangıç, koleksiyonun iki farklı tarafı arasındaki dengeyi hemen ortaya koydu.
Holstein’ın ilhamı bu kez Venedik ve özellikle Gritti Palace’ın eskiyle yeniyi bir araya getiren atmosferinden geliyor. Bu referans, koleksiyonda el işlemeli çiçekler, dantel, pastel tonlar ve hafif kumaşlarla karşılık buluyor. 1920’lerden 1940’lara uzanan iç çamaşırı silüetleri de slip elbiseler, gecelikleri andıran parçalar ve omuzlardan bilinçli olarak kayan mini elbiselerle yeniden yorumlanıyor.
Koleksiyonun romantik tarafı kumaş seçiminde de hissediliyor. Şeffaf müslin kumaşlardan hafif üstler ve etekler dalgalı ve hacimli kenarlarla hareket kazanırken, el işlemeli çiçekler ve yumuşak peplumlar daha feminen bir görünüm yaratıyor. Krinolin ise küçük kemer detaylarına dönüşerek elbiselerin üzerinde beklenmedik bir aksesuar gibi kullanılıyor.
Ancak Khaite’in karakterini tamamen geride bırakmak mümkün değil. Romantik parçaların arasına yerleşen kısa ve keskin deri ceketler, yüksek omuzlar ve dar oranlar markanın daha karanlık tarafını koruyor. Holstein’ın son yıllarda markayla özdeşleşen oversize silüetlerin aksine daha küçük ve bedene yakın formlara yönelmesi, bu sezonun önemli değişimlerinden biri.
Bu karşıtlıklar Khaite’in İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunu ilginç kılıyor. Bir tarafta çiçek işlemeleri, danteller ve hafif kumaşlarla kurulan romantik bir dünya, diğer tarafta keskin deri ve belirgin omuzlarla gelen daha sert bir tavır var. Holstein bu iki tarafı birbirinin karşıtı olarak değil, aynı kadının farklı halleri olarak ele alıyor.