Paris Moda Haftası: Cecilie Bahnsen Sonbahar/Kış 2026
Dans, teknik diş giyim ve romantik silüetler bir arada: Cecilie Bahnsen Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu, hareketle şekillenen yeni bir feminenlik anlayışını sahneye taşıyor.
BERRAK ZEYNEP YILMAZ 06 Mart 2026
LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Fotoğraflar: Cecilie Bahnsen Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight


Cecilie Bahnsen, Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonuna “Practice” adını vererek üretim sürecine dair bir felsefeyi sahneye taşıdı. Defile, klasik bir podyumdan ziyade bir prova stüdyosunda gerçekleşti. Modeller ve dansçılar birlikte hareket ederek kıyafetleri yalnızca sergilemek yerine yaşatan bir koreografi oluşturdu. Bu performans, dansçı Myrto Georgiadi ve onun Marsilya merkezli topluluğu Oráma Atelier ile kurulan yaratıcı işbirliğinin bir sonucu.

Bahnsen’in tasarım dünyasında sıkça karşılaşılan yumuşaklık ve güç, kırılganlık ve dayanıklılık gibi ikilikler bu sezon hareket üzerinden ifade edildi. Giysiler bedende sabit duran objeler olmaktan çok onunla birlikte nefes alan formlar gibi tasarlanmış. 

Bahnsen’in romantik evreni bu sezon da varlığını korudu. Ancak bu kez hayalperest silüetler daha pragmatik dokunuşlarla dengelendi. Tütü ve krinolin esintili hacimli etekler; fermuarlı polar sweatshirt’ler, anoraklar ve çift taraflı şişme montlarla bir araya geldi. Teknik performans giyimi, tasarımcının masalsı hacimleriyle bir uyum yakaladı.

Bahnsen’in The North Face ile devam eden işbirliği de koleksiyonun dikkat çeken unsurlarından biri oldu. Markanın arşiv dış giyim silüetleri, çiçek işlemeleri ve yumuşatılmış formlarla yeniden tasarlandı. Çift taraflı montlar, dantel elbiselerin üzerine katmanlanarak performans kostümünü andıran ama gündelik hayata uyarlanmış bir görünüm yarattı.

Defilenin dans üzerinden kurgulanması, Bahnsen’in tasarımlarını farklı bir açıdan görme fırsatı sundu. Pastel tonları, kabarık silüetleri ve çiçek dokuları genellikle narin bir estetikle ilişkilendirilir. Ancak hareket içindeki sunum, bu romantizmin aslında günlük hayata uyum sağlayabilecek kadar esnek ve dinamik olduğunu gösterdi.

Farklı beden tiplerindeki dansçılar ve modeller, kıyafetlerin hareketle nasıl dönüştüğünü gözler önüne serdi. Sonuçta “Practice”, yalnızca bir koleksiyon değil, giysilerin harekette anlam kazandığı bir deneyimdi.

SON HABERLER