Paris Moda Haftası: Mugler Sonbahar/Kış 2026
Mugler’ın Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu “The Commander”, sinema, tarih ve mimari referanslar üzerinden "power dressing" kavramına yeni bir perspektif getiriyor.
BERRAK ZEYNEP YILMAZ 09 Mart 2026
LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Fotoğraflar: Mugler Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight


Miguel Castro Freitas, Mugler için hazırladığı ikinci koleksiyonu "The Commander" başlığı altında markanın “power dressing” mirasını yeniden ele alıyor. Tasarımcının ilham dünyası oldukça geniş: Jeanne d'Arc’tan Joan Crawford’a uzanan bu referanslar, nostaljik bir alıntılar dizisinden çok gücün ve otoritenin modadaki görsel dilini bugün üzerinden yeniden okumaya yöneltiyor. 17. yüzyıl saray ceketleri, New Look dönemi, 1980’lerin Working Girl ruhu, Rus konstrüktivizmi, Bauhaus ve art deco gibi referanslar koleksiyonun arka planında bir araya geliyor.

Diyagonal fermuarlı siyah deri ceketi ve mini fötr şapkasıyla yürüyen model, Catherine Deneuve’ün "The Hunger" filmindeki karakterine modern bir gönderme gibiydi. 17. yüzyıl saray ceketlerini andıracak şekilde kurgulanmış çizgili bir palto ise Crawford’un "Mildred Pierce"teki hırslı, yükselmeye kararlı karakterinin gardırobunu çağrıştırıyordu.

Koleksiyon boyunca sinematik bir bilimkurgu atmosferi de hissediliyordu. "Blade Runner" ve "Gattaca" gibi klasiklerin görsel dünyası; plili lamé elbiselerde, kontrast renkli parlak deri askeri etek takımlarında ve yükselen omuz detaylarına sahip üniformalarda yankı buluyordu.

Freitas, markanın kurucusu Thierry Mugler’ın mirasıyla diyaloğa girmekten de kaçınmıyor. Mugler lateks, metal ve tüy gibi malzemelerle giysi yapımının sınırlarını zorlayan öncü bir isimdi. Zaman zaman kadın bedenini objeleştirmekle eleştirilse de tasarımcı bunu her zaman kadınları özgürleştirme fikriyle ilişkilendiriyordu.

Freitas da bu mirasa özellikle 1980’lerden iki koleksiyonla referans veriyor: "Les Secrétaires" ve "Les Militaires". Günümüz dünyasında güç sembollerinin iki ucu keskin bir anlam taşıdığının farkında ancak nihai hedefi bireysel seçim alanını genişletmek.

Podyumda silüetler üçgen, kare ve çizgiler gibi temel geometrik formlar üzerinden ilerledi. Bu net yapı, kimi zaman daha yumuşak ve feminen dokunuşlarla dengelendi. 

Bu sezon pek çok tasarımcı gibi Freitas da renkli suni kürk ve deriyle oynamaktan keyif alıyor. Pembe ve siyah shearling’den straplez bir elbisenin turuncu kuyruğu ya da metalik pembe deriden çok cepli bir kargo ceket, koleksiyonun daha oyunbaz tarafını ortaya çıkarıyor.

Defilenin mekanı olan Palais de la Porte Dorée ise bu anlatıya ince bir tarihsel katman ekliyordu. 1931’de düzenlenen Uluslararası Koloni Sergisi için inşa edilen art deco yapı, uzun yıllar bir müzeye evsahipliği yaptı. Bugün ise Göç Tarihi Müzesi olarak, ülkenin sömürge geçmişiyle yüzleşen sergilere alan açıyor.

"The Commander", Mugler’ın güç, yapı ve cazibe üzerine kurulu estetiğini bugünün bakışıyla yeniden yorumlayan bir koleksiyon. 

SON HABERLER