Paris Moda Haftası: Yohji Yamamoto Sonbahar/Kış 2026
Sonbahar/Kış 2026 defilesinde Yohji Yamamoto, kimono formu, katmanlı silüetler ve Hokusai baskılarından ilham alarak Doğu ve Batı arasında yeni bir anlatı kuruyor.
BERRAK ZEYNEP YILMAZ 10 Mart 2026
LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Fotoğraflar: Yohji Yamamoto Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight


82 yaşındaki tasarımcı için bu defile aynı zamanda sürekli devam eden bir araştırmanın parçası gibi görünüyor. Yamamoto’nun koleksiyonları çoğu zaman belirli bir sonuca ulaşmaktan çok giysi formunu yeniden düşünmeye yönelik çalışmalar gibi ilerliyor. Bu sezon da kimono formunun genişletilip daraltıldığı, katmanlar üzerinden yeniden yorumlandığı birçok varyasyon görmek mümkündü.

Koleksiyonun merkezinde kumaş yer alıyordu. Indigo pamuk ve flanel gibi sade dokular, kadife ve jakar gibi daha zengin yüzeylerle yan yana kullanılmış. Silüetler çoğu zaman küçük, elde yapılmış müdahalelerle şekilleniyor: omuzdan bağlanan kumaş parçaları, arkadan düşen katmanlar ya da çapraz sarılan şallar bu yaklaşımın örnekleri arasında.

Yamamoto’nun tasarımlarında hacim her zaman sezgisel bir şekilde hareket eder. Bu koleksiyonda da bazı parçalar tek bir noktada toplanıp başka bir noktada serbest kalıyor; etekler akışkan biçimde katlanırken bazı ceketler omuzdan aşağı doğru düşüyor. Toprak tonlarında dekonstre edilmiş ekose görünümler grunge bir his taşırken, çizgili kumaş spiralleri veya ince dantel detayları daha resimsel bir etki yaratıyordu.

Koleksiyonun önemli referanslarından biri de Edo döneminin ukiyo-e ustası Katsushika Hokusai. Sanatçının baskıları defilenin son çıkışlarında doğrudan görülüyordu. Hokusai’nin yaşamının sonuna kadar üretmeye devam etmesi, Yamamoto’nun kendi tasarım pratiğiyle de örtüşen bir fikir. Aynı zamanda Hokusai’nin Avrupa resmini etkileyen Japonizm akımındaki rolü, koleksiyonun Doğu-Batı diyaloğuna güçlü bir tarihsel bağ ekliyor.

Defilenin son bölümünde sade trikolar ve geleneksel ayakkabılarla yürüyen modeller, koleksiyonun daha düşünsel tarafını öne çıkardı. Bu yaklaşım, Yamamoto’nun geçmişte iklim krizi veya savaş gibi konulara doğrudan mesajlar verdiği koleksiyonlarına kıyasla daha içe dönük bir ton taşıyordu.

Yine de tasarımcının yenilik arayışı devam ediyor. Koleksiyon boyunca farklı kumaş yüzeyleri özellikle dikkat çekiciydi: Akışkan ipek krep, dokumalar ve daha ağır ketenler, Japon tekstil zanaatının hâlâ ne kadar güçlü olduğunu hatırlatıyordu. Bu kumaşlar kat kat kesilmiş elbiselerde, sade bir paltonun iç kısmında ya da deri ve yün bir görünümün arkasında obi benzeri bir detay olarak karşımıza çıkıyordu.

Yamamoto’nun Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu, geçmiş ile bugünü bir araya getiren sessiz ama derinlikli bir çalışma gibi. Batı modasının tarihsel referansları ile Japon giyim geleneği arasındaki ilişkiyi yeniden düşünürken tasarımcı kendi tasarım yolculuğunu da sürdürmeye devam ediyor.

SON HABERLER