Biliyoruz New York Moda Haftası'ndayız. Hatta bundan sonraki destinasyonlarımız Londra, Milano ve Paris olarak devam ediyor. Ancak dürüst olmak gerekirse New York’u çok sevmemize rağmen ocak ayının sonlarında gerçekleşen Kopenhag Moda Haftası’ndaki sokak görünümlerinin etkisinden henüz çıkabilmiş değiliz. Minimal estetik algısını maksimal stillerde dolaşıma sokan Kopenhag sokakları, güneşi az da olsa hissettiğimiz bugünlerde bize ihtiyacımız olan renk kartelasını sunuyor.
“Az azdır, çok bile yeteri kadar çok değildir” manifestosuyla çarpıcı siluetlere şahitlik ettiğimiz haftalarda, şehir görünümlerinde kendimize uygulamaktan kaçınmayacağımız stilleri yakalamak konusunda da heyecanlıyız. Dokuların dokularla, renklerin renklerle, formların ise formlarla adeta dans ettiği görünümler, renkleri çarpıştırmak için bize gerekli desteği sunuyor. Hayal gücünün sınırlarını zorlayacak stillerin gündelik hayatta ne kadar yerinin olduğunu görmek bize farklı perspektifler katarken Kopenhag sokaklarında minik bir tur atıyoruz. Çünkü herkesin bildiği gibi Kopenhag dinamizminde herkesin hikayesi oldukça şahsına münhasır.