Parfümünüzün nasıl kokmasını istersiniz? Çiçeksi, odunsu, pudralı… Yoksa yeni sulanmış bir sebze bahçesi gibi mi? Son seçenek ilk anda pek çekici gelmeyebilir ama parfüm dünyasının yeni iştah açıcı takıntısı tam olarak burada başlıyor. Domates yaprağı, salatalık, ravent, pancar, havuç ve yeşil biber gibi notalar, alıştığımız koku sözlüğünü yeniden yazmaya hazırlanıyor. Uzun süredir parfüm raflarında vanilya, karamel, pralin ve çikolata gibi tatlı gurme notaların etkisi hissediliyordu. Şimdi ise aynı yenilebilir ilham, daha yeşil, keskin ve hafif tuzlu bir yöne evriliyor. Üstelik trend araştırma platformu Spate’in verileri de Siçuan biberi, salatalık, pancar ve yeşil domates gibi koku aramalarının yükseldiğini gösteriyor.
Her Şey Domatesle Başladı
Bahçenin Tamamı Şişede
Jo Malone London’ın sınırlı sayıdaki Veggies koleksiyonu, trendin en güncel ve eğlenceli örneklerinden biri. Scarlet Beetroot, pancarı siyah frenküzümü ve paçuliyle buluştururken Velvety Butternut, balkabağı, tonka fasulyesi ve paçuliyle daha sıcak ve gurme bir yorum sunuyor. Carrot Blossom ise havuç çiçeğinin hafif tatlı ve topraksı karakterini rezene, portakal çiçeği ve beyaz misk çevresinde şekillendiriyor. Heretic Parfum’ün Rhubarb Thief’i raventin ekşi ve yeşil tarafına odaklanırken Le Monde Gourmand’ın Los Angeles’taki İtalyan restoranı Jon & Vinny’s ile hazırladığı Tomato Bébé, rezene, fesleğen, domates yaprağı ve yeşil biberle gerçekçi bir sebze bahçesi atmosferi yaratıyor. Bu kokuların ortak noktası ise sebzeleri “güzel kokar” hale getirmek için tamamen gizlemek yerine onların çıtır, sulu ve hafif topraksı karakterini sahiplenmeleri. Aslında sebze notaları parfümeri için tümüyle yeni değil. Hermès’in klasikleşen Un Jardin Sur Le Nil’i yıllardır domates ve havuç akorlarını parlak narenciyeler, nilüfer ve miskle çevreliyor. Fark şu ki artık bu notalar yardımcı oyuncu olmakla yetinmiyor.
Neden Şimdi?
Sebze kokularına duyulan ilgi, damak zevkimizin zamanla değişmesine benziyor. Çocukken daha basit ve tatlı lezzetleri severken ilerleyen yıllarda acı, ekşi, tuzlu ve yeşil tatlara daha açık hale geliyoruz. Parfüm zevkimiz de benzer bir yol izliyor olabilir. Vanilyanın güvenli tatlılığından sonra daha karmaşık, şaşırtıcı ve alışılmadık kokular arıyoruz. Üstelik sebze notaları yaz mevsimini klasik hindistancevizi ve güneş kremi çağrışımlarından çok farklı bir yerden anlatıyor. Bizi sahile değil, güneşte ısınmış toprağa, yeni kesilmiş çimenlere, serin gölgede kurulmuş bir öğle sofrasına ve dalından koparılmış domateslere götürüyor. Yazın daha sakin, doğal ve nostaljik hali diyebiliriz. Elbette bu trend, üzerinizden akşam yemeği kokusu yükseleceği anlamına gelmiyor. Parfümörler sebze akorlarını narenciyeler, beyaz çiçekler, misk ve odunsu notalarla dengeleyerek onları giyilebilir hale getiriyor. Sebze bahçesine ilk adımını temkinli atmak isteyenler için havuç çiçeği ve misk içeren floral kokular ya da domates yaprağını narenciyeyle buluşturan formüller daha kolay bir başlangıç olabilir. Kısacası parfüm dünyası bir süreliğine tatlı tezgahından uzaklaşıyor. Bu sezon yalnızca gülleri koklamakla kalmıyor, yan taraftaki sebze bahçesine de göz atıyoruz.