Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Yazın hareketli günleri geride kalırken takvim yeniden iş, okul ve sorumluluklarla doluyor. Hava serinliyor, günler kısalıyor ve evde geçirilen bir akşam her zamankinden daha cazip görünebiliyor. Bazen ihtiyacımız olan tam da bu. Ancak arkadaş buluşmaları sürekli erteleniyor, mesajlar yanıtsız kalıyor ve sevdiğimiz insanlarla görüşmek giderek zorlaşıyorsa kendimize biraz daha dikkatle bakmamız gerekebilir. Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Klinik Psikoloğu Tuğçe R. Tuncel Dursun sonbaharda yaşanan ruh hali değişimlerinin yalnızca havayla ilgili olmadığını söylüyor. Yazın ardından değişen yaşam temposu da kişinin kendine dönme ve hayatındaki değişimleri düşünme isteğini artırabiliyor. Dursun’a göre yalnız kalma ihtiyacı başlı başına olumsuz bir durum değil: “Yalnız kalmak dinlenmek ve zihnimizi toparlamak için sağlıklı bir ihtiyaç olabilir. Ancak bu durum uzuyor, sosyal ilişkileri ve günlük yaşamı etkilemeye başlıyorsa dikkat etmek gerekir.”
Evde Kalmak Ne Zaman Bir İşarete Dönüşür?
Bir davete gitmek istememek ya da hafta sonunu evde geçirmek hepimizin başına gelir. Dursun, asıl dikkat edilmesi gerekenin bu tercihin giderek sürekli hale gelmesi olduğunu belirtiyor. Önceden keyif aldığınız aktivitelere ilginizin azalması, buluşmaları tekrar tekrar ertelemeniz, telefonlara ve mesajlara yanıt vermekten kaçınmanız bu değişimin işaretleri arasında. “Bir daveti geri çevirmek ya da hafta sonunu evde geçirmek tek başına sorun değildir. Önemli olan bunun giderek bir düzene dönüşüp dönüşmediğidir. Kişinin hayatında kendisine iyi gelen insanlarla kurduğu bağın azalması önemli bir göstergedir.” Dursun’a göre kişinin istediğinde sosyal yaşamına ve günlük rutinlerine geri dönebilmesi önemli. İnsanlardan uzaklaşma artıyor ve iş, okul ya da aile yaşamını etkilemeye başlıyorsa sosyal izolasyon söz konusu olabilir.
“Dinleniyor muyum, Kaçıyor muyum?”
Üst üste iptal edilen planların ardından kendinize sorabileceğiniz soru şu: “Gerçekten dinlenmeye mi ihtiyacım var, yoksa insanlardan uzaklaşmama neden olan başka bir durum mu söz konusu?” Bu sorunun yanıtı her zaman hemen gelmeyebilir. Yine de neye ihtiyaç duyduğunuzu anlamak için iyi bir başlangıç olabilir. Sosyal bağları korumak için de kalabalık bir programa ihtiyacınız yok. Kendinizi güvende ve anlaşılmış hissettiğiniz biriyle kısa bir telefon görüşmesi ya da kahve buluşması da iletişimi sürdürmenin bir yolu.
Sonbaharda İyi Hissetmek İçin 5 Küçük Adım
Dursun, mevsim geçişinde günlük düzeni baştan sona değiştirmek yerine şu küçük alışkanlıklara yer açmayı öneriyor:
Özellikle sabah saatlerinde gün ışığından yararlanın. Mümkünse kısa bir yürüyüşe çıkın.
Dışarı çıkamadığınız günlerde kısa egzersizlerle hareket etmeyi sürdürün.
Hafta içi ve hafta sonu uyku saatlerinizi birbirine yakın tutmaya çalışın.
Uzun planlar yapmak zor geliyorsa bir telefon görüşmesi, kahve ya da kısa bir yürüyüşle başlayın.
Kitap, müzik veya sevdiğiniz bir hobiye zaman ayırın.