Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Kopenhag Moda Haftası’nın sokak stilini diğer moda haftalarından ayıran şey, bir görünüm yaratılırken binbir kez düşünülmemesi. Başka bir yerde asla bir araya getirmeyeceğiniz iki zıt desen veya renk, Kopenhag sokaklarında ahenk bulabiliyor. Burada temel parçalar daha renkli aksesuarlarla, farklı dokularla ve beklenmedik görünümlerle bir araya geliyor. Bu sezon da benzer bir yaklaşım vardı. Çizgili üstler, dizi geçen şortlar ve sade terzilik parçaları dantel, broş, şapka, fular ve dikkat çeken çoraplarla tamamlandı. Bazı görünümler daha sade kalırken bazıları birkaç farklı trendi aynı anda birleştiriyordu. Kopenhag Moda Haftası’nın İlkbahar/Yaz 2027 sezonunda en çok dikkat çeken 5 trend ise şöyle:
2000'ler trendi capri'ler hâlâ radarımızda. Genellikle baldırın ortasında biten bu model bu sezon Kopenhag’da farklı şekillerde kullanıldı. Bol gömleklerle ve topuklu ayakkabılarla bir araya getirilen daha klasik görünümler de vardı, uzun blazer’ların ve elbiselerin altında kullanılan daha katmanlı seçenekler de. Çeyrek kollu üstler ve bileğin üzerinde biten pantolonlar gibi bir zamanlar yanlış kabul edilen oranlar artık yeniden deneniyor. Üstelik capri'lerin bu kadar farklı görünümle kullanılması, parçanın tahmin edilenden daha fazla seçeneğe sahip olduğunu gösteriyor.
Kopenhag Moda Haftası’nda çizgileri görmemek neredeyse mümkün değil. Breton çizgili hırkalar, çok renkli forma benzeri üstler ve düşük belli çizgili pantolonlar sokak stilinde sıkça görüldü. Çizgilerin bu sezon ilginç olan tarafı ise klasik denizci görünümünün ötesine geçmesi. Farklı renklerin bir arada kullanıldığı çizgiler, spor parçalarla veya daha klasik kıyafetlerle eşleştirildi. Yani çizgili bir üstü yalnızca denim pantolon ve sneaker ile giymek zorunda değiliz.
Kopenhag Moda Haftası sokak stilinde kıyafetler kadar aksesuarlar da önemliydi. Büyük şapkalar, küçük kutu şapkalar, broşlar, kravatlar, bele bağlanan fularlar ve bandanalar birçok görünümün tamamlayıcısı olarak kullanıldı. Özellikle bandanalar dikkat çekti. Birkaç sezondur daha romantik saç aksesuarları ve boneler gördükten sonra, bu yaz daha sade ve kolay kullanılabilen bandanalar öne çıktı. Saça bağlamak, boyunda kullanmak ya da bir görünüme küçük bir renk eklemek için kullanılabilen bu aksesuar, Kopenhag’ın sevdiği pratik ama kişisel stil anlayışına da uyuyor.
Kopenhag Moda Haftası’nda bu sezon dikkat çeken bir başka konu da model seçimleriydi. Podyumlarda yalnızca çok genç ve tek tip bedenlere sahip modeller görmek yerine farklı yaşlardan ve bedenlerden modeller de yer aldı. Bu, Kopenhag Moda Haftası’nın son yıllarda üzerinde durduğu çeşitlilik ve kapsayıcılık yaklaşımıyla da örtüşüyor. CPHFW’nin resmi model seçimi kriterlerinde yaş, beden, kültürel geçmiş, milliyet, etnik köken ve fiziksel özellikler dahil olmak üzere farklılıkların dikkate alınması isteniyor.
Bu konu aslında moda sektörünün müşterileriyle de doğrudan ilgili. Büyük markaların müşterileri yalnızca çok genç ve çok zayıf kadınlardan oluşmuyor. Podyumlarda bunu daha fazla görmek, kıyafetlerin kimler için tasarlandığına dair daha gerçekçi bir görüntü oluşturuyor. Bu yüzden Kopenhag Moda Haftası’nda dikkat çeken şey yalnızca hangi parçaların geri döndüğü değil, bu parçaların kimler üzerinde gösterildiği de oldu.
Kopenhag sokak stilinin bu sezonki ortak noktası da belki burada: Herkesin aynı görünmesi gerekmiyor. Capri tayt, bermuda şort, çizgili bir üst veya kalem etek tek başına yeni bir fikir değil. Farkı yaratan, bunların nasıl bir araya getirildiği.
Kopenhag’da bu sezon biraz daha renk, biraz daha aksesuar ve biraz daha kişisel stil vardı. Ve belki de şehirde sokak stilini ilginç yapan şey hâlâ bu: trendleri takip etmekten çok onları kendine göre değiştirmek.