Londra Moda Haftası Erdem İlkbahar/Yaz 2027: Sahne ile Gerçek Arasında

Erdem Moralıoğlu, İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunda 1920’lerin Paris’inde sahne alan trapez sanatçısı Barbette’nin hikayesinden yola çıkıyor. Maskülen terzilik ile gösterişli feminenliği bir araya getiren koleksiyon, sahne kostümü ile gündelik gardırop arasındaki sınırları yeniden düşünüyor.

Berrak Zeynep Yılmaz BERRAK ZEYNEP YILMAZ 21 Eylül 2026
Londra Moda Haftası Erdem İlkbahar/Yaz 2027: Sahne ile Gerçek Arasında LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight


Erdem’in dünyası bu kez Camden’daki Roadhouse’un karanlık atmosferinde kuruldu. Kristallerle işlenmiş bodysuit’ler, gösterişli terzilik ve zemine yayılan kuru buzun arasından ilerleyen modeller koleksiyonun teatralliğini ilk bakışta ortaya koyuyordu. Ancak bu teatral başlangıcın altında oldukça gerçek ve giyilebilir bir gardırop vardı.

Erdem’in bu sezonki ilham kaynağı Barbette, 1920’lerin Paris’inde bu sahne adıyla tanınan Amerikalı Vander Clyde Broadway’di. Trapez performanslarında ışıltılı kostümler, peruklar ve tüylerle kadın karaktere bürünen Barbette, izleyicileri büyülüyordu. Jean Cocteau’nun ilgisini çeken, Man Ray’in fotoğrafladığı ve dönemin avangard çevresinde kendine yer bulan Barbette, sahne ile kimlik arasındaki sınırları performansının temel parçası haline getirmişti.

Erdem bu hikayeyi doğrudan kostümleştirmek yerine koleksiyonun tamamına yayılan bir karşıtlık olarak ele alıyor. Kristal işlemeli leotardlar, ışıltılı sutyenler ve iç çamaşırlarıyla  Barbette’nin Moulin Rouge ve Casino de Paris performanslarına gönderme yaparken; yüksek yakalı Edwardian gömlekler, smokin ceketler, yün paltolar ve çift sıra düğmeli takımlar koleksiyonun daha maskülen tarafını oluşturuyor.

İki dünya arasındaki geçiş ise dış giyimde özellikle belirgin. Asker ye��ili parkalar, denim pardösüler ve atkıyı andıran yakalara sahip gece ceketleri, daha gösterişli silüetleri gündelik hayata yaklaştırıyor. Kristal işlemeli gri V yaka kazaklar ve hırkalar da aynı yaklaşımın daha sade örnekleri. Erdem’in bu sezon yaptığı şey, sahne için tasarlanmış görünen bir parçayı günlük gardıroba taşımak kadar, gündelik bir parçaya da teatral bir karakter kazandırmak.

Feminen taraf ise koleksiyon boyunca daha baskın bir görsel dil kuruyor. Çiçek desenleri püsküllere dönüşüyor; tüylerle çevrelenen geniş paltolar, sabahlığı andıran formlarıyla gece giyimiyle ev giyimi arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. Katmanlı volanlara sahip derin yakalı dantel slip elbiseler saten sütyenlerle tamamlanırken, kristaller ve kumaş çiçeklerle süslenen ince tül elbiseler Erdem’in romantik tarafını öne çıkarıyor.

Erdem son yıllarda yalnızca özel günlere yönelik elbiselerle değil, farklı seçenekler sunan terzilik, tüvit paltolar, denim parçalar ve günlük ceketlerle de daha bütünlüklü bir gardırop kuruyor. İlkbahar/Yaz 2027 bu yaklaşımı daha da belirginleştiriyor. Barbour işbirliğiyle hazırlanan, couture hacmine sahip ipek brokar detaylı ceketler bunun iyi bir örneği: Tanıdık bir dış giyim parçası, Erdem’in elinde neredeyse sahne kostümü kadar gösterişli bir forma kavuşuyor.

Erdem’in İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonu, bu geçiş alanında çalışıyor. Barbette’nin sahnede yarattığı kimlik gibi, kıyafetlerin de tek bir role bağlı kalması gerekmiyor. Bir smokin ceket geceye, bir parka gündelik hayata, kristalli bir bodysuit ise yeniden sahneye ait olabilir. 


SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Eylül 2026 Sayısı Çıktı!

ELLE Eylül 2026 Sayısı Çıktı!

Kapağımızın başrolünde Cartier'nin zamansız tasarım kodlarının heykelsi ve çağdaş bir yorumla yeniden hayat bulduğu Yüksek Mücevher Koleksiyonu “Le Chœur des Pierres” yer alıyor.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.