Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Matthieu Blazy’nin Chanel’deki ilk defilesinin üzerinden henüz bir yıl geçti. Ancak modaevinin yarattığı ilgiyi Paris’te görmek mümkün. Chanel mağazaları şu sıralar oldukça kalabalık; defilenin ön sıralarında ve sokaklarda da Blazy’nin Chanel’ine duyulan merak hissediliyor. Tasarımcı, İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunda son bir yılda oluşturduğu dili bir araya getirirken markanın geleceğine dair de küçük ipuçları veriyor.
Grand Palais’nin tavanına asılan 95 beyaz kuşun altında gerçekleşen defilenin çıkış noktası Gabrielle Chanel’in kendi stil yolculuğu. Edward dönemi terziliğinden sevgililerinin takım elbiselerini giymeye, ardından kendi tüvit takımını yaratmasına uzanan bu hikâye, Blazy’ye göre tek bir Chanel kadını olmadığını gösteriyor. Koleksiyondaki 83 görünüm de bu fikri takip ediyor: farklı kadınlar, farklı dönemler ve farklı giyinme biçimleri aynı gardıropta buluşabiliyor.
Blazy’nin Chanel’inde son sezonlarda öne çıkan geniş ve kısa ceketler bu kez daha vücuda yakın silüetlerle dengeleniyor. Yarı transparan örgüler, inci işlemeli korseler, bel hattını ortaya çıkaran üstler ve kum saati formlu yelekler koleksiyona daha feminen bir taraf katıyor. Bunun yanında geniş ceketler, düşük belli etekler ve klasik Chanel takımları da yerini koruyor. Ancak hiçbir parça geçmişteki halini tekrarlamıyor. aksine her görünüm yeni bir heyecan sunuyor.
Bu yaklaşım özellikle Chanel’in klasik kodlarında görülüyor. Siyah-beyaz ayakkabılar farklı desenlerle yeniden yorumlanıyor, tüvit ceketler daha rahat formlara dönüşüyor, düşük belli etekler bukle, yün ve renkli örgülerle birleşiyor. Blazy’nin geliştirdiği yeni esnek kumaş ise tüvit görünümünü korurken spor giyim rahatlığı sunuyor. Chanel’in en tanınan parçalarından biri böylece daha hafif ve hareketli bir hale geliyor.
Koleksiyonun içinde Gabrielle Chanel’in daha neşeli tarafını hatırlatan parçalar da var. Mavi ve turuncu harlequin yakalı desenli bir takım, tül balerin elbiseleri, Edward dönemi korselerini hatırlatan detaylar ve farklı yorumlanan ayakkabılar bunlardan bazıları. Bir yanda sade bir fildişi palto-elbise dururken, diğer yanda birbiriyle yarışan üç farklı desen aynı görünümde buluşuyor. Blazy’nin Chanel’i tek bir kadına değil, farklı giyinme biçimlerine alan açıyor.
Defilenin açılışında ve kapanışında Dyanira Hurbuscher’ın Gabrielle Chanel’in arşivinden çıkan 2.55 çantasını taşıması da bu fikri tamamlıyor. Geçmiş ve bugün aynı aksesuar üzerinden buluşuyor. Blazy, Chanel’in tarihinde hangi parçaların bugün hâlâ anlamlı olduğunu araştırıyor.
Chanel İlkbahar/Yaz 2027’nin en ilginç tarafı da burada. Blazy, bir yıl içinde markanın kodlarını değiştirmekten çok onları daha hareketli, gündelik, modern ve yeniden heyecan verici bir hale getirdi. Chanel’in geçmişi bu koleksiyonda sabit bir miras gibi durmuyor; farklı dönemlerden gelen parçalar bugünün gardırobunda yeniden bir araya geliyor.