M&S’in 100 Yıllık Moda Hikayesi Londra Moda Haftası'nda
1926’da ilk giyim koleksiyonunu sunan Marks & Spencer, bir asırlık moda geçmişini bu kez Londra Moda Haftası podyumuna taşıdı. Design Museum’da gerçekleşen ilk M&S defilesi, markanın arşivinden gelen stil kodlarını günümüzün tasarım anlayışıyla yeniden ele aldı.
ELLE TÜRKİYE 22 Eylül 2026

Bazı markaların moda hikayesi yalnızca koleksiyonlarla değil, farklı jenerasyonların gardıroplarında bıraktığı izlerle de şekilleniyor. Marks & Spencer için de son 100 yıl, İngiliz stilinin değişen ritmine eşlik eden uzun bir yolculuk anlamına geliyor. 1926’da ilk giyim koleksiyonlarını sunan marka, bu kez yüzyıllık geçmişini Londra Moda Haftası kapsamında podyuma taşıdı.

Londra’nın ikonik Design Museum’unda gerçekleşen ilk M&S defilesi, markanın arşivindeki stil kodlarını bugünün modasıyla yeniden yorumladı. M&S’in kendi tasarım ekipleri tarafından hazırlanan 57 kadın ve erkek look’undan oluşan koleksiyon; terzilik geleneğinden dış giyime, beyaz gömleklerden trikoya, smokinlerden denimlere ve vintage floral desenlere uzanan geniş bir seçki sundu.




Bir asırlık stil kodları yeniden yorumlanıyor
Koleksiyonun dikkat çeken taraflarından biri, M&S’in geçmişten bugüne taşıdığı parçaların ve silüetlerin güncel bir perspektifle ele alınmasıydı. Güçlü dış giyim parçaları, klasik gömlekler, trikolar, denimler ve gece stiline gönderme yapan smokin detayları aynı hikâyenin içinde buluştu.

Bu yaklaşım, M&S’in İngiliz moda mirasıyla kurduğu ilişkinin de bir yansıması. Arşivden alınan referanslar birebir tekrarlanmak yerine günümüz gardırobunun ihtiyaçları üzerinden yeniden şekillendirildi. Böylece koleksiyon, geçmişe bakarken aynı anda bugünün stil anlayışını da odağına aldı.

Defilenin temel fikri ise podyum ile gerçek hayat arasındaki mesafeyi mümkün olduğunca azaltmaktı. M&S’in moda yaklaşımını özetleyen “Podyumdaki stil, gerçek hayat için” fikri, koleksiyonun farklı parçalarında kendini gösterdi.

Podyumdan mağazaya: “See Now, Buy Now”

M&S’in Londra Moda Haftası çıkışındaki bir diğer önemli detay ise klasik moda takviminden ayrılan “See Now, Buy Now” modeli oldu. Defilede görülen parçalar, gösterinin hemen ardından müşterilerin erişimine açıldı.

Moda dünyasında koleksiyonların aylar öncesinden tanıtıldığı geleneksel takvimin aksine bu model, podyumda görülen görünüm ile satın alma deneyimi arasındaki bekleme süresini ortadan kaldırıyor. M&S de ilk Londra Moda Haftası defilesinde bu yaklaşımı tercih ederek 100 yıllık moda geçmişini yalnızca arşiv üzerinden değil, bugünün tüketim ve stil alışkanlıkları üzerinden de yeniden çerçeveledi.

SON HABERLER