Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Sarah Burton, karmaşanın içinden net bir silüet çıkarıyor. Markanın erken dönem arşivlerine dönen tasarımcı, Hubert de Givenchy’nin keskin siyah terziliğini ve hayvan desenlerini bugünün gardırobuna taşıyor. “Bir denge ve netlik hissi istedim” diyor Burton koleksiyon notlarında. Onun için bu, hayatın sürekli hareket halinde olduğu bir dünyada giyinmeyi sadeleştiren, kesinlik hissi veren bir gardırop yaratmak anlamına geliyor. Paris’teki İlkbahar/Yaz 2027 defilelerinde bazı tasarımcılar yapıyı neredeyse tamamen bırakırken, Burton tam tersine giysinin nasıl ayakta durduğuna bakıyor. Kumaşı bedenden uzaklaştırmak yerine kesiyor, bölüyor ve yeniden birleştiriyor.
Burton’ın Givenchy arşivine bakışı ise nostaljik değil. Hubert de Givenchy’nin ilk koleksiyonlarındaki sert siyah terziliği ve hayvan desenlerini incelerken özellikle modellerin klasik güzellik anlayışından uzak oluşuyla ilgileniyor. Geçmişteki dar ve hareket alanını kısıtlayan eteklerin yerine teknik trikolar kullanması da bu bakışın bir parçası. Aynı keskin çizgiyi korurken giysiyi daha hareketli, daha güncel hale getiriyor.
Koleksiyonun diğer parçalarında da bu denge fikri sürüyor. Yanı açılan etekler beyaz gömleklerle veya kontrast sütyen üstlerle eşleşiyor. Saten peplum ceketler denim ve topuklularla daha gündelik bir karakter kazanıyor. Saten ve deriden oversize gömlekler, yanları açık eteklerle birlikte kullanılarak klasik Givenchy zarafetini daha rahat bir noktaya çekiyor.
Aksesuarlar ise bu kontrollü gardıroba daha oyunbaz bir katman ekliyor. Büyük püsküllü kolyeler, kobalt tonlarında düğümlü deri kemerler ve renkli kordonlara geçirilmiş metal halkalardan oluşan gösterişli kolyeler, görünümün işlevsel tarafını bilinçli olarak bozuyor. Tina Turner dönemini hatırlatan boncuklu elbiseler, aynı yüzeydeki püskül detaylarını taşıyan küçük ay biçimli minaudière çantalarla tamamlanıyor.
Koleksiyon aynı zamanda Givenchy’nin deri aksesuar tarafında yeni bir dönemin ilk işaretlerini taşıyor. Marco De Vincenzo’nun deri ürünleri tasarımının başına geçmesinin ardından podyuma çıkan renkli çantalardan biri, kontrast astarı ve fermuarlı yapısıyla öne çıkan Cut modeli.
Burton’ın güçlü olduğu bir başka alan da kıyafetin kişiliğini onu taşıyan kişiyle birlikte düşünmek. Podyumdaki görünümler, modellerin karakterleriyle eşleşiyor. Burton’ın yıllar içinde kırmızı halı için geliştirdiği tasarım dili düşünüldüğünde bu yaklaşım şaşırtıcı değil. Gösterişli olanı yaratmak kadar, onu taşıyan kişinin içinde nasıl görüneceğini ve hareket edeceğini düşünmek de tasarım sürecinin bir parçası.
Givenchy İlkbahar/Yaz 2027, bu nedenle yalnızca arşiv kodlarının güncellenmesiyle ilgilenmiyor. Burton, markanın geçmişindeki net çizgileri alıp onları bugünün daha hızlı, daha parçalı giyinme biçimine uyarlıyor. Takım elbisenin kollarını yerinden çıkarıyor, eteği açıyor, ceketi bölüyor; fakat bütün bu müdahalelerin sonunda kıyafeti daha karmaşık değil, daha anlaşılır bir noktaya getiriyor. Bu koleksiyonda netlik, kusursuz bir düzen yaratmaktan çok, yapıyı yeniden kurabilme becerisiyle ilgili.