Kreatif ikililerin moda sahnesindeki yeri gün geçtikçe alanını genişletiyor. Çünkü bu yaratıcı oyun alanı vizyoner diyaloglarla ivmesini artırıyor, bize farklı bakış açıları sunuyor ve ilham panolarımızı etkileyici notlarla süslüyor. Bu noktada bahsedilmeye değer ikililerin başında ise Eckhaus Latta geliyor.
Mike Eckhaus ve Zoe Latta
Amerika'nın en prestijli sanat ve tasarım okullarından biri olan Rhode Island School of Design'da yolları kesişen Mike Eckhaus ve Zoe Latta, farklı disiplinlerden gelseler de benzer bir yaratıcı bakış açısını paylaşıyordu. New York'ta büyüyen Mike heykel üzerine yoğunlaşırken, Los Angeles'lı Zoe tekstil tasarımı alanında uzmanlaştı. Bu sayede farklı disiplinler arasında güçlü bir köprü kuran ikilinin tasarımın sınırlarını zorlamaya, kuralları yeniden yorumlamaya ve modaya daha özgür bir perspektiften yaklaşmaya duydukları ilgi büyük bir ortaklığın temelini yarattı. 2011 yılında ise Eckhaus Latta hayatımıza bu şekilde dahil oldu.
Eckhaus Latta x Mango
Geçtiğimiz günlerde ise oldukça keyif verici bir haber aldık: Eckhaus Latta x Mango koleksiyonu. Bugün itibarıyla satışa sunulacak koleksiyon Eckhaus Latta'nın niş tasarım DNA'sını vurgularken, Mango'nun İspanyol köklerinden aldığı Akdeniz ateşini de besliyor. Bu noktada iki markanın da kreatif süreçlerini seven biri olarak bu işbirliğinin peşine düştüm. Mike ve Zoe ise bizim kısa sorularımızı yanıtladı.
Koleksiyon tamamlandığında tasarımlar aracılığıyla neyi yansıtmak istediniz? Ya da daha genel sormak gerekirse bu koleksiyonun temel ilham kaynağı neydi?
Bu koleksiyonun çıkış noktası bizim için yaz mevsimiydi. Tasarımlara, kendi koleksiyonlarımızda da gördüğümüz duyusallığı, oyunbazlığı ve deneysel yaklaşımı taşımak istedik. Aynı zamanda belirli bir coğrafyaya ya da yaşam tarzına bağlı hissettirmeyen, yazın farklı halleri ve deneyimlerine uyum sağlayabilecek bir enerji yaratmayı amaçladık.
Klasik bir soru sormak istiyorum. Eckhaus Latta x Mango kapsül koleksiyonunda sizi şu ana kadar en çok heyecanlandıran şey ne oldu? İşbirliğinin kendisi mi, ilk tepkiler mi yoksa sonrasında ortaya çıkan sohbetler mi?
Tasarım süreci başlı başına harikaydı. Son derece yetkin bir ekiple ve geniş kaynaklarla çalışma fırsatı bulmak bize adeta bir şekerci dükkanına girmiş çocuklar gibi hissettirdi.