Fotoğraflar Esra Bebek'e aittir.
Hazırsanız, Milanese bir edayla Milano’nun ritmine karışıyoruz. Mindfulness odaklı deneyimler ve şehrin sakinlerinin sevdiği duraklar eşliğinde sizi şehri daha yavaş, daha sezgisel ve dingin bir hisle yaşamaya davet ediyoruz.
Konaklama
Portrait Milano
Portrait Milano, Corso Venezia’yı şehrin nabzını tutan Via Sant’Andrea’ya bağlayan karakteristik mimarisiyle şehrin şüphesiz en çarpıcı konaklama seçeneklerinden biri. Yüzyıllar boyunca Seminario Arcivescovile (rahip okulu) olarak hizmet vermiş, köklü bir tarihi yapının dönüşümü olan bu mimari eser, Ferragamo ailesinin vizyonuyla, 2022’nin sonunda lüks bir otel olarak yeniden açılmış ve bugün tarihi dokuyu çağdaş İtalyan tasarımıyla birleştirerek şehrin kültürel nabzını tutan canlı bir buluşma noktası halinde bizleri kendine hayran bırakıyor.
Rönesans ve Barok izler taşıyan avlusundan içeri adım attığınız anda sizi güçlü aurası ve ilham veren zarafetiyle kucaklarken Milano’nun sosyal ve kültürel akışının tam merkezinde olduğunuzu hissettiriyor.
Konaklamam boyunca ışık ve gölge gün boyu akışkan bir ritim yaratırken kendimi farkındalıklı lüksü bir üst seviyeye taşıyan İtalyan misafirperverliği ile sarmalanmış bir zaman tünelinde bulduğumu söylemeliyim.
Mindfulness / Deneyimler
Longevity Spa Milano
Milano’da sağlıklı yaşam ve yenilenmeyi odağına alan adreslerden biri olan Longevity Spa, "biohacking" felsefesini modern spa deneyimiyle buluşturan yaklaşımıyla ilk deneyimlemeyi seçtiklerimden. Şehrin temposundan bilinçli bir şekilde uzaklaşmak isteyenler için tasarlanmış bu mekanda bedenin ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilen uygulamalar öne çıkıyor. Bu seyahatimde, özellikle uzun uçuşlar sonrası stres seviyelerini ve enflamasyonu azaltmaya destek olan "Star Pool" isimli biohacking yöntemini deneyimlediğimi ve sonuçtan oldukça memnun kaldığımı söylemeliyim. Milano’da bedenine hoş bir mola ile teşekkür etmek isteyenler için Longevity Spa, bilimle iyi yaşamı zarif bir dengede sunan dingin bir kaçamak.
The Garden Movement Milano
Milano’da hareketi bir ritüel, pratiği ise bir deneyim olarak ele alan The Garden Movement, şehirdeki favori duraklarımdan biri. Barre, yoga ve farklı hareket disiplinlerini bir araya getiren stüdyo hem bedeni güçlendiren hem de zihni sakinleştiren dengeli bir akış sunuyor. Özellikle Mauro Fabiani’nin dersleri, akışın doğallığı ve bedenle kurduğu sezgisel ilişki sayesinde benim için vazgeçilmez; her ders sonrası hem merkezlenmiş hem de hafiflemiş hissetmek ise paha biçilemez. Stüdyonun cam tavanından süzülen gün ışığı, pratiği daha da derinleştirerek mekanı şehirden koparan, ilham verici bir atmosfer yaratıyor.
The Seed Milano
Milano’da yaratıcılığı, öğrenmeyi ve paylaşımı bir araya getiren adreslerden biri olan The Seed, workshop’lar ve buluşmalar etrafında şekillenen ilham verici bir alan. Sanat, tasarım, wellbeing ve farkındalık odaklı etkinlikleriyle, şehrin hızlı temposu içinde durup derinleşmeye alan açıyor. Son gidişimde özgürlük temasına odaklanan bir İtalyan ressamın atölye çalışmasına katıldım; orada yaşayanlarla aynı masayı paylaşmak süreci daha da keyifli kıldı. The Seed’e adım attığınızda klasik bir mekandan çok, kolektif bir düşünce ve üretim alanında olduğunuzu hissediyorsunuz. Milano’da yeni fikirlerle beslenmek ve yaratıcı bir mola vermek isteyenler için bu alan kesinlikle sessizlikle bilgeliği buluşturan bir durak.
Kültür/ Sanat
Pinacoteca di Brera
Brera denildiğinde akla gelen en güçlü kültür duraklarından biri olan Pinacoteca di Brera, bu kez moda ile sanatı buluşturan özel bir sergiye evsahipliği yapıyor.
Giorgio Armani’nin Milano’ya olan yaratıcı bağlılığını odağına alan “Giorgio Armani: Milano, Per Amore” sergisi, tasarımcının zamansız estetiğini Brera koleksiyonundaki başyapıtlarla yan yana getirerek etkileyici bir diyalog kuruyor. 2025 sonbaharında açılan ve 2026 Ocak ayının ortasına kadar devam edecek sergiyi gezdikten sonra, Giorgio Armani imzalı sketch’lerden satın alarak serginin yarattığı ilhamı evimizin atmosferine taşımayı seçenlerdenim. Ya siz?
Lokal Alışveriş Durakları
Brera Flea Market
Brera’ya yolu düşenlerin salı günleri mutlaka uğraması gereken bu küçük flea market, semtin lokal ve bohem ruhunu en iyi yansıtan duraklardan biri. Dar sokaklara yayılan tezgahlarda vintage objeler, eski baskılar, takılar ve zamana direnmiş dekoratif parçalar keşfetmek mümkün. Büyük ve kalabalık antika pazarlarından farklı olarak, burada dolaşmak daha sakin ve keyifli bir deneyime dönüşüyor. İkinci el tasarım şallara rastladığımı söylemeden geçemeyeceğim bu pazar, Brera sokaklarında gezinirken mahallenin gündelik hayatına karışmak isteyenler için ideal bir uğrak noktası.
Rizzoli Milano
Kitapseverlerin olmazsa olmaz duraklarından biri olan Rizzoli, Galleria Vittorio Emanuele’ye çok yakın konumuyla şehrin kültürel ritmini hissettiren adreslerden. Yüksek tavanlı, zarif ve aydınlık iç mekanında sanat, mimari, mindfulness ve seyahat kitapları arasında kaybolmak başlı başına bir keyif. Özellikle kürasyonlu seçkisi, Milano estetiğini kelimeler ve görseller üzerinden okumak isteyenler için ilham verici. Riccardo Falcinelli imzalı "Chromorama" ise bu seyahatimde benim seçkime eklenenlerden oldu. Şehirde kısa bir mola verip zihnini beslemek isteyenler için liste başı bir adres.
Le Labo
Seyahatlerinde koku aracılığı ile bağ kurmayı sevenler için Le Labo, Brera semtinin mutlaka uğranması gereken duraklarından biri. Minimal ve sade atmosferiyle mağaza, parfümü yalnızca bir ürün değil, kişisel bir deneyim objesi olarak tanımlıyor. Temiz ve bilinçli formülasyon yaklaşımı, yüksek kaliteli içeriklerle hazırlanmış kokuların arkasındaki en güçlü detaylardan. Raflarda yer alan her koku, sakin ama karakterli bir duruş taşıyor. Brera sokaklarında kısa bir mola verip kendine ait bir koku hafızası yaratmak isteyenler için Le Labo, ilham veren bir durak olabilir.
Leica Store Milano
Lokal Yeme İçme Durakları
Kahvaltı
10_11
Sanatçılar, modacılar ve yaratıcı zihinlerin uğrak noktası olan 10_11, İtalyan stilinin yalın ama karakterli duruşundan ilham almak için harika bir spot. Günün farklı saatlerine eşlik eden menüsü, İtalyan mutfağını modern ve hafif dokunuşlarla yorumluyor. Özellikle akşamüzeri avluya açılan masalarından birinde oturmak sizi, Milano’nun yaratıcı ritmini izlerken stili ve lezzeti buluşturan bir deneyime açıyor. Milanese bir espresso ile geçiştirilemeyecek kadar keyifli bir pazar kahvaltısı için şehirdeki en iyi adres olduğunu söylemeliyim!
Öğle Yemeği
Il Salumaio di Montenapoleone
Casa Fiori Chiari
Bir gününü Brera’nın bohem atmosferinde geçirmek isteyenler için Casa Fiori Chiari, semtin karakterini en iyi yansıtan adreslerden biri. Tarihi bir palazzo'nun içinde yer alan mekan, İtalyan mutfağını modern ve rafine dokunuşlarla yorumlarken sıcak ve davetkar atmosferiyle uzun oturmaya teşvik ediyor. İç mekanda hissedilen ev sıcaklığı, Brera’nın sanatla iç içe ruhuyla doğal bir uyum içinde. Menüde yer alan ahtapot ve deniz ürünleri tabağı ise en sevdiklerimden. Galeri gezileri, müze durakları ve sokaklarda kaybolduğu bir günün ardından, şehri acele etmeden hissetmek isteyenler için sakin ama çok karakterli bir adres.
Instagram/ @casafiorichiari
Akşam Yemeği
Langosteria Milano
Milano’da deniz ürünleri denildiğinde ilk akla gelen adreslerden biri olan Langosteria, sofistike ama abartıdan uzak yaklaşımıyla özel bir deneyim sunuyor. Menüde tazelik ve sadelik ön planda; her tabak, malzemenin doğallığını ve mutfağın ustalığını hissettiriyor. Mekanın zarif atmosferi, uzun ve keyifli bir akşam yemeği için ideal bir zemin hazırlıyor. Şefin masaya gönderdiği küçük ikramlar ise deneyimi daha da özel kılıyor; beklenmedik ama incelikli bu dokunuşlar, Langosteria’yı Milano’da kendini şımartmak isteyenler için vazgeçilmez bir durak haline getiriyor.