AMELİYATSIZ ESTETİKTE EN ÇOK TERCİH EDİLEN UYGULAMA: DOLGU
Estetik dolgular hakkında merak edilen her şeyi Medikal Estetik Uzmanı Dr. Cenk Gül’e sorduk.
ELLE ONLINE 27 Haziran 2023

Dolgular özel günlerden ne kadar önce yaptırılmalı? Yaz mevsimlerinde en çok tercih edilen dolgu uygulamaları hangileri? Dolgu uygulamalarının ardından güneşe çıkılır mı? Genetik göz altı morlukları için tercih edilebilecek yöntemler neler? Dolgular eritilebilir mi? Dudak dolgusu hakkında doğru bilinen yanlışlar neler? Dolgu uygulamalarının ardından hangi yan etkiler doğabiliyor? Bunlar ve pek çok sorunun cevabını Medikal Estetik Uzmanı Dr. Cenk Gül’den dinledik.




• Medikal estetik söz konusu olduğunda en çok tercih edilen uygulamaların başında dolgular geliyor. Sizce bunun nedeni nedir?

Dolgu uygulamaları ameliyatsız estetik uygulamalarında botoks ile birlikte başvurduğumuz en sık prosedür. Biyoteknolojinin geldiği son noktada hyaluronik asit içerikli dolgular vücutla tamamen uyumlu, uygulaması kolay, kişinin işlem sonrası günlük hayatına hızlıca dönebildiği uygulamalar.


• Bugünlerde herkes yaza hazırlanırken, en popüler dolgu uygulamaları hangileri?
Yaz yaklaşırken tatil hazırlıklarıyla birlikte hastalarım görünüm tazelemek ve daha iyi hissetmek için bana başvuruyorlar. Cildi canlı gösterecek botoks ve mezoterapi uygulamalarının yanı sıra hacim kayıplarını gidermek ve yüz hatlarını belirgin göstermek için de dolgu uygulamaları yapıyorum. Şüphesiz bunların başını çeken ise dudak dolgusu...


• Dolgu operasyonlarının ardından güneşe çıkılır mı? Yaz davetleri ya da tatil öncesi hangi operasyonlar yapılabilir?
Dolgu ve diğer tüm medikal estetik uygulamalarda işlem sonrası güneş koruyucu uyguluyoruz. Hastamızın da koruyucu kullandığı sürece güneşe çıkmasında hiçbir sakınca yok. Yaz boyunca güneş cildimizi bir yaprak gibi kurutuyor, bu yüzden ben hastalarıma mutlaka yoğun hyaluronik asit içeren gençlik aşılarıyla nem tutma kapasitelerini maksimuma çıkaran uygulamalar öneriyorum.


• Dolgu uygulamaları, önemli günlerden ne kadar önce yaptırılmalıdır? Dikkat edilmesi gereken noktalar neler?
Hastalar, bazen bana gelip 1 hafta sonra düğünü ya da önemli bir organizasyonu olduğunu söyleyerek; dudak dolgusu yaptırmak ya da elmacıklarını biraz belirginleştirmek istiyor. Yalnız uygulama sonrası oluşabilme olasılığı olan ödem veya morlukları unutuyorlar. Aynı seansta uygulanan dolgu miktarı arttıkça da bunların gelişme olasılığı artıyor. Bu sebeple ben daha doğal oturmuş bir görünüm için önemli günlerden 1 ay önce uygulamaların yapılmasını öneriyorum.


• Son günlerin en çok araştırılan konularından biri burun dolgusu… Nasıl yapılıyor? Özellikle kalıcılığı en merak edilen konu…
Burun dolgusu uygulamayı en çok sevdiğim prosedürlerden biri. İşlem sonrası fotoğrafını çektiğimde hastanın yüzündeki şaşkınlık duygusuyla karışık beğenme ifadesi beni mutlu ediyor. Özellikle opere olmaktan çekinen-istemeyen hastalar veya operasyonu erteleyenler hatta operasyon geçirip sonrası kısmen düzeltilmesini istediğiniz noktaları dolgu ile tedavi edebiliyoruz. Burun dolgusunu iğne veya kanül ile lokal anestezi altında 45 dakika gibi kısa bir sürede uyguluyoruz. Kalıcılığı hastaya göre değişmekle birlikte 1-1,5 yıl civarında değişiyor.


• Dudak dolgusu hakkında doğru bilinen yanlışlar neler?
En çok bilinen yanlış, “Dudak dolgusu acıtır.” En hassas uygulama noktalarından biri olan dudaklarımız eğer lokal anestezisi iyi yapılırsa gayet konforlu uygulama imkanı sağlamaktadır.

“Dudak dolgusu yapılınca dudaklar balık ağzı gibi oluyor.” Uygun teknikle ve uyumlu dolgularla böyle bir görüntü asla oluşmaz.

“Dudak dolgusunu sadece kadınlar yaptırabilir.” Erkeklerde de hacimsiz dudakları masküliniteyi bozmadan şekillendirebiliriz.


• Göz altı ışık dolgusu nedir? Hangi durumlarda başvurulan bir uygulama?
Göz altı yüzümüzün en hassas en narin noktası. Göz altındaki hacim kayıplarını tedavi ederken bu bölgeye özel olarak geliştirilmiş dolguları göz altı ışık dolgusu olarak adlandırıyoruz. Işık dolgusu denmesinin nedeni ise göz altlarında hacim kayıplarına bağlı koyu ve çökük görüntü tedavi edilince yerini daha düz ve aydınlık bir görünüm almasından ötürü. Dolayısıyla hacim kaybı olan hastalarımızda tercih ediyoruz.


• Genetik göz altı morlukları ve göz altı torbaları için hangi yöntemler tercih edilebilir? Kesin kalıcılık söz konusu mu?
Genetik göz altı morlukları birçok hastamızın şikayetleri arasında yer alıyor. Genetik morluklar yaş ilerledikçe çevresel faktörlerin de etkisiyle (sigara, beslenme tarzı, uyku süresi, kronik hastalıklar) şiddetlenme eğiliminde. Biz hastalarımızda bu çevresel faktörleri sorgulayıp, uygun gördüğümüz hastalarda göz altı morluk mezoterapisi protokollerimizi uyguluyoruz. Bu sayede genetik morlukların önüne geçemesek de tabloyu hafifletebiliyoruz. Göz altı torbalarında da cerrahi limite gelmediyse enzimatik mezoterapilerle bu görünümü azaltabiliyoruz. Bu tedavilerin kalıcılığını korumak için yıldan yıla idame dozları öneriyoruz.


• Son dönemin estetik uygulamalarında en popüler bölgelerinden biri de çene. Çene dolgusu hakkında bilgi verirmisiniz?
Erkekte de kadında da alt yüzün netliği ve vurgusu önemli. Erkeklerde belirgin bir çene ucu ve çene hattı gücün ve kendine güvenin ifadesiyken; kadınlarda da güzellik ve genç görünümü çağrıştırıyor. Uygulamalarımızı yaparken, erkekte daha geniş tabanlı bir çene tasarlarken; kadın hastalarımızda çene hattının devamını sağlayan daha üçgen bir çene ucu hedefliyoruz.


• Yine son günlerde karşımıza sık sık çıkan uygulamalardan bir olan nazolabial dolgu nedir? Kimlere uygulanabilir?
Nazolabial dolgu ağzımızın her iki yanında oluşan ve zaman derinleşen çizgilere uyguladığımız bir tedavi. Tabi buraya bir dolgu uygulaması yapmadan yüzü bir bütün olarak değerlendirip nazolabial çizgilerin oluşumuna sebep olan diğer eksikleri gidermekte fayda var. Aksi takdirde tekrarlayan nazolabial uygulamaları kötü bir görüntüye sebebiyet verebilir.


• Kaz ayağı ve alın dolgu uygulamalarından kısaca bahseder misiniz?
Kaz ayaklarımızdaki ve alnımızdaki çizgiler genellikle gözümü bir daire şeklinde saran bir kasın aktivitesiyle zaman içinde oluşan çizgiler. Botoks ile bu çizgilerin stabilleşmesini ve derinleşemesini engellemek mümkün. Bu bölgelerde botoks ile giderilemeyen daha derin çizgilerde dolgu tedavilerine başvurabiliyoruz.


• Kristal dolgu nedir? Kristal dolgunun diğer dolgulardan farkından bahseder misiniz?
Kristal dolgu içerdiği beyaz kalsiyum hidroksiapatit kürecikleri nedeniyle adını almış. Sıkça kullandığımız hyaluronik asit dolgulardan farkı ise hacim vermenin yanı sıra kalsiyum sayesinde ciltteki kolajen sentez hızını arttırmayı hedeflediğimiz bir içeriğe sahip olması.


• Dolgular eritilebilir mi? Dolgu eritme uygulaması hangi durumlarda yapılır?
Günümüzde kullanılan dolgular tamamen vücutla uyumlu hyaluronik asit içeren moleküllerden oluşuyor. İstenmeyen durumlarla veya memnuniyet vermeyen sonuçlarla karşılaşıldığında bu molekülleri parçalayan hyaluronidaz adını verdiğimiz enzimatik solüsyonlarla dolguları eritebiliri.


• Overfilled Sendromu nedir? Kişinin sağlık durumunu etkiler mi?
Overfilled sendromu etrafta sıkça görmeye başladığımız anatomiye uygun olmayan şişik yanaklar, yüze orantısına yakışmayan dudaklar, kaba tabir edebileceğimiz yüz hatlarına verdiğimiz genel bir tabir. Genellikle yanlış ve fazla dolgu uygulamaları veya yüzün başka ihtiyaçları olduğu halde sadece dolgu ile tedavi edilmesinden kaynaklanan bir durum. Estetik bir görünüm olmamasının yanı sıra aşırı miktarlarda uygulanan dolgular ileride sağlık problemlerine de yol açabilmektedir.


• Dolgu uygulamalarının ardından hangi yan etkiler doğabiliyor? Dolgu sonrası geçmeyen hassasiyet neden olur?
Dolgu uygulamalarından sonra hasta günlük yaşantısına hemen dönüş yapabilmektedir. Uygulama bölgesinde hafif ödem, ağrı, kızarıklık bazen morluk beklediğimiz yan etkiler arasındadır. Bu durum uygulanan bölge ve miktara göre genellikle 3-5 gün arasında düzelir. Bu durumlar dışında uzayan bir hassasiyet, şiddetini arttıran bir ağrı, uygulama bölgesinde renk değişikliklerinin devam etmesi durumunda hastanın uygulayıcı hekimi bilgilendirmesi iyi olacaktır.

SON HABERLER