İspanya’nın Katalonya bölgesınde, Girona’ya yaklaşık 20 dakika uzaklıktaki Sant Martı Vell kasabasının kaderi, Tiffany&Co. tarihindeki en önemli tasarımcılardan biri olan Elsa Peretti’nin 1968 yılında burayı ziyaret etmesiyle değişiyor. Harap binaları renove etmeye başlayan Peretti, ünlü mücevher tasarımlarının büyük bölümünün ilhamını da burada bulmuş. Peretti’nin 2021’dekı vefatından sonra Nando and Elsa Peretti Foundation tarafından desteklenen projeleri görmek için Sant Martı Vell’deydik.
“
“Tiffany ile geçirdiğim yıllar, Sant Martí Vell ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı. Köklü bir değişime, bir huzur inzivası bulmaya ihtiyacım vardı. Burada çalışmaya devam etme gücünü, ihtiyaç duyduğum huzuru ve tasarımlarımın ilhamını buldum.”
- ELSA PERETTI
1970’lerde Studio 54 dönemiyle özdeşleşen Manhattan sosyetesinin en görünür isimlerinden biri olan Elsa Peretti’nin New York moda çevresinin merkezinde yaşarken fırsat buldukça Katalonya’daki Sant Martí Vell’e kaçması onun tasarım diline çok önemli bir iz bırakmış. Bir tarafında Manhattan’ın enerjisi, diğer tarafında Ortaçağ’dan kalmış Katalan bir köyün dinginliği... Onu tanıyanların yorumuyla “New York ona modernliği, hızı ve ticari zekayı verdi; Sant Martí Vell ise sessizliği, organik formları ve doğayı.” 1990’lardan sonra ise Sant Martí Vell’i giderek ana üssü haline getiren Peretti, köydeki evleri restore etmeye devam etmiş, vakıf çalışmalarını yönetmiş ve koleksiyonlarının büyük kısmını burada geliştirmiş. Bugün Sant Martí Vell hâlâ Peretti’nin mirasının en güçlü parçalarından biri olarak görülüyor. Hatta bazı tasarım yazarları köyü, onun mücevherlerinden bile büyük son eseri olarak tanımlıyor.
ÇOK EVLİ YAŞAM
Peretti, Sant Martí Vell’e ilk geldiğinde köy meydanına bakan hardal sarısı küçük bir evi satın aldı: Casa Pequeña. O dönemde köy neredeyse terk edilmiş durumdaydı; çatılar çökmüş, birçok yapı harabeydi. Casa Pequeña yıllarca onun kişisel sığınağı ve yaratıcı laboratuvarı oldu. İlk Tiffany tasarımlarının birçoğu burada şekillendi. Casa Pequeña’nın hemen yanında yer alan ve eski bir ahırdan dönüştürülen Casa Grande moda dünyasının Studio 54 geceleriyle Katalan kırsalının yalnızlığını aynı çatı altında buluşturan ev olarak anlatılıyor. Adını Peretti’nin atlara olan tutkusundan aldığı düşünülen Casa Caballo, diğer evlere göre daha kırsal ve daha inzivaya dönük bir karaktere sahip. Can Noves ise Sant Martí Vell’in dışındaki kırsal alanda bulunan büyük bir masia (geleneksel Katalan çiftlik evi).
1980’lerden itibaren Peretti yılın farklı dönemlerinde Casa Pequeña, Casa Grande, Can Noves ve Casa Caballo arasında dolaşarak yaşamış. Hangi evde kalacağına mevsime, ruh haline veya misafirlerine göre karar verirmiş. Yaşamının son dönemlerinde en çok vakit geçirdiği ve en kapsamlı koleksiyonunu yerleştirdiği yapı ise Can Noves olmuş.
CASA GRANDE
Elsa Peretti’nin en büyük yaşam alanlarından biri haline gelen Casa Grande, kitaplar, sanat eserleri, heykeller, özel tasarım mobilyalar ve dünyanın dört bir yanından topladığı objelerle dolu. Evin içinde taş lavabolar, yere yakın su havuzları, büyük şömineler ve Peretti’nin tutkun olduğu natürmort kompozisyonları bulunuyor.
CAN NOVES
Can Noves, bir evden çok, mücevher tasarımcısının 50 yıl boyunca biriktirdiği dostlukların, sanateserlerinin, hayvan sevgisinin, seyahatlerinin vetakıntılarının üç boyutlu portresi gibi. Tiffany’nin Elsa Peretti’nin 50. yılı için yayımladığı fotoğrafların büyük bölümü de burada çekilmiş.
PERETTI İKONLARI İLE ÖZEL KURGULAR
Peretti’nin önemi yalnızca güzel takılar tasarlamasından kaynaklanmıyor; mücevherin ne olabileceğine dair fikri değiştirmesinden geliyor.1974’te Tiffany&Co.’ye katıldığında mücevher dünyası hâlâ büyük ölçüde gösterişli taşlara, resmi davetlere ve “özel gün” fikrine bağlıydı. Peretti ise gündelik hayata giren, kadınların kendi kendilerine satın alabileceği, vücuda doğal şekilde oturan mücevherler tasarladı. Bugün Tiffany için tasarladığı parçalar, çizimleri, prototipleri ve kişisel koleksiyonundan objeler başta Casa Grande, Casa Pequeña ve Can Noves olmak üzere Sant Martí Vell’deki evlerinde bulunuyor. Vakıf bu yapıları birer “ev-müze” ya da “yaşayan sanat enstalasyonu” olarak tanımlıyor. Sant Martí Vell’deayrıca Elsa’nın çalışma alanı (laboratuvarı) bulunuyor; burada eskizleri, tasarım notları ve çalışmalarının yer aldığı bir kurgu oluşturulmuş durumda.