Es Devlin, Fotoğraf: Daniel Devlin @susakpress
Bir konser sahnesi, tiyatro dekoru ya da kamusal alanda sanatsal bir yerleştirme… Es Devlin mekâna, yalnızca içinde bulunduğumuz fiziksel bir alan olarak değil; ışık, ses, hareket ve anlatıyla yeniden kurgulayabildiği bir dünya olarak yaklaşıyor. Heykel, sahne tasarımı, mimari, müzik ve performans arasında çalışan İngiliz sanatçı ve tasarımcı, otuz yılı aşkın kariyeri boyunca bu dünyaları tiyatrolardan stadyumlara taşıdı. Şimdi ise Avrupa’daki ilk retrospektifi Es Devlin: Other Worlds ile The Design Museum’da.
2 Ekim’de açılan ve 4 Nisan 2027’ye kadar devam edecek olan sergi; Devlin’in heykel, sahne tasarımı, müzik, dil ve ışık arasında çeşitlilik gösteren üretimine sanat eserleri, enstalasyonlar, filmler, çizimler, modeller ve arşiv materyalleriyle beraber yeni bir bakış getiriyor. Other Worlds, Devlin’in arşivinden bugüne kadar hazırlanan en kapsamlı seçkiyi bir araya getirmiş durumda.
Bir Retrospektiften Çok, İçine Girdiğimiz Bir Dünya
Other Worlds, Devlin’in sadece tamamlanmış çalışmalarına değil, bu çalışmaların yaratım sürecindeki düşünme ve üretim pratiklerine de bakmamızı sağlıyor. Çizimler, modeller, filmler ve arşiv materyalleri; çocukluk ve öğrencilik yıllarından bugüne uzanan üretiminin farklı dönemlerini bir arada sunuyor.
Serginin öne çıkanlarından 30-Year Desk, Devlin’in 30 yıllık arşivinden binlerce parçayı bir araya getirmiş güçlü bir çalışma olarak karşımızı çıkıyor. Çizimlerin, fotoğrafların, notların, maketlerin ve kişisel objelerin yer aldığı bu çalışma; The Lehman Trilogy’den 2012 Londra Olimpiyatları kapanış törenine, 2022 Super Bowl devre arası gösterisinden Miami’deki Forest of Us’a kadar uzanan farklı zaman ve ölçeklerde üretilmiş çeşitli projelere yer veriyor.
Devlin’in çalışmalarına baktığımızda ölçeğin değişiminde bir süreklilik olduğunu hemen fark ediyoruz. Küçük bir eskiz ya da maket, zaman içerisinde binlerce kişinin karşısında durduğu bir sahneye ya da büyük ölçekli bir yerleştirmeye dönüşebiliyor. Beyonce, Adele ve U2 gibi isimler için tasarlamış olduğu sahnelerden Olimpiyat törenlerine, tiyatro ve operadan kamusal sanat projelerine uzanan geniş ölçekli bir kariyere sahip olması da bunun en görünür örneklerini oluşturuyor. Bir dünya ne kadar büyük olursa olsun, en başında küçük bir noktadan, bir fikirden doğmuş oluyor.
2.000 Kitaplık Bir “Infinite Library”
Sanatçının yeni işlerinden olan An Infinite Library ise, Devlin’in düşünsel dünyasını besleyen, ona ilham olan kaynaklara farklı bir bakış sunuyor. 2.000’den fazla kitabı bir araya getiren, yaklaşık sekiz metre genişliğindeki kinetik yerleştirme, sanatçının yıllar içerisinde biriktirmiş olduğu kitapları serginin bir parçasına dönüştürmüş durumda.
Other Worlds bu açıdan bakıldığında, Devlin’in 30 yıllık kariyerinden özenle seçilmiş işleri bir arada sunan bir retrospektif olmanın ötesine geçiyor. Çizimlerin, modellerin, kitapların ve arşivde tutulmuş parçaların büyük ölçekli çalışmalarıyla kurmuş olduğu ilişkiyi de görünür hale getiriyor. Bir fikrin başlangıç noktasıyla beraber; zaman içinde nasıl çeşitlenip, büyüyüp, yeni fikirlere alan açarak dönüşebildiğine de bakmamıza olanak sağlıyor.
Devlin’in tiyatrodan konserlere, müzelerden kamusal alana uzanan işlerinde mekân, çoğu zaman yalnızca anlatının gerçekleştiği yer olarak kalmıyor. Işık, ses, hareket ve izleyiciyle beraber anlatının güçlü bir parçası olarak kendine yer kazanıyor. Other Worlds de 30 yıllık bir üretim ağına tam buradan, Devlin’in farklı dünyaları nasıl kurduğuna bakarak yaklaşıyor.
İstanbul’dan The Design Museum’a
Kuşaklar boyu süren halıcılık geleneğini çağdaş tasarımla buluşturan Stepevi, halıyı yalnızca işlevsel bir tasarım nesne olarak değil; zanaat, sanat ve çağdaş kültürün bir parçası olarak ele alıyor. Tasarımcılar, mimarlar, sanatçılar ve yaratıcı kurumlarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle halının geleneksel sınırlarını genişletiyor ve çağdaş tasarım dünyası içindeki yerini yeniden düşünmeyi sürdürüyor.
Bu iş birliğinin temelinde ise tasarıma farklı alanlardan yaklaşmaları var. Devlin sahne tasarımı, mimari, ışık ve müzik arasında üretirken Stepevi, halıcılık geleneğini sanat, zanaat ve çağdaş tasarımla buluşturuyor.
Stepevi Kurucu Ortağı ve Grup Başkanı Ayşegül Yürekli Şengör de Devlin’in sanat, tasarım, mimari ve performans arasında hareket eden yaklaşımına dikkat çekiyor. Şengör’e göre bu iş birliği, yalnızca bir sergi desteği değil; Stepevi’nin uluslararası tasarım dünyasında uzun yıllardır sürdürdüğü çalışmaların da bir devamı.
The Design Museum’daki buluşma bununla da sınırlı değil. Stepevi’nin Exclusive Global Partner olduğu Marka London, 13 Ekim’de yine The Design Museum’da gerçekleşecek. İstanbul’da 25 yılı aşkın süredir düzenlenen Marka Konferansları, Londra’da gerçekleşecek özel Capsule Edition ile ilk kez Türkiye dışına çıkarak uluslararası yolculuğuna başlıyor. Tasarım, kültür, yaratıcılık ve iş dünyasının farklı alanlarından 20’yi aşkın uluslararası isim bir araya gelecek.
Es Devlin: Other Worlds
2 Ekim 2026 – 4 Nisan 2027
The Design Museum, Londra