Fotoğraf: Lili Curia
Toplantılar, e-postalar, telefon ekranı, trafik, diziler… Gün içinde zihnimiz sürekli hareket halinde ama bedenimiz için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Belki de bu yüzden son dönemde kendimizi daha yorgun, daha gergin ve daha düşük enerjili hissediyoruz. Çünkü beden aslında hareket etmek istiyor. Dünya genelinde hareket eksikliği artık modern yaşamın en görünmez ama en güçlü problemlerinden biri olarak görülüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Prof. Dr. Semih Akı’ya göre haftada en az 150 dakika orta tempolu yürüyüş yapan bireylerde erken ölüm riski yaklaşık yüzde 30 ila 40 oranında azalıyor. Daha önemlisi düzenli hareket eden insanlar genellikle kendilerini daha enerjik, daha hafif ve zihinsel olarak daha iyi hissediyor.
Saucony
Wellness Dünyasının Yeni Odağı
Kappa
Ağrılarımızın Sebebi Sandığımızdan Daha Tanıdık
Özellikle masa başında çalışanların ortak problemi haline gelen boyun ağrıları da hareketsizlikle doğrudan bağlantılı. Gün boyunca aynı pozisyonda oturmak, fark etmeden boyun bölgesine ekstra yük bindiriyor. Ve evet, o sürekli omuz sıkılığı hissi ya da gün sonunda gelen tutulma hissi biraz da bununla ilgili olabilir. Prof. Dr. Semih Akı, çalışanların yaklaşık yüzde 42 ila 63’ünün yılda en az bir kez boyun ağrısı yaşadığını belirtiyor. Yapılan bir araştırmada bu oranın kadınlarda yüzde 45,5 olarak saptandığını ve kadınların boyun ağrısı geliştirme olasılığının erkeklere kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olduğunu ifade ediyor. Uzun süre aynı pozisyonda oturmanın boyun bölgesine binen yükü artırdığını söyleyen Akı, düzenli fiziksel aktivitenin bu riski azaltmada önemli bir role sahip olduğunu vurguluyor. Gün içinde verilen kısa hareket molaları ve basit egzersizler ise altta yatan başka bir sağlık sorunu yoksa şikayetlerin hafiflemesine katkı sağlayabiliyor. Belki de bütün mesele bedenimizin verdiği küçük sinyalleri biraz daha ciddiye almakta. Çünkü bazen daha iyi hissetmenin yolu büyük değişimlerden değil, sadece ayağa kalkıp birkaç dakika yürümekten geçiyor.