Sabah erken başlayan toplantılar, masa başında geçen uzun saatler, şehir içinde bitmeyen tempo, akşam yapılan egzersizler ve hafta sonu planları… Modern yaşam, gün boyunca bedenimizi farklı şekillerde zorluyor. Bu yoğun tempoda ise çoğu zaman en fazla yükü taşıyan bölge bacaklarımız oluyor.
Akşam saatlerinde hissedilen ağırlık, hafif şişlik ya da yorgunluk çoğu zaman "yoğun bir günün doğal sonucu" olarak görülüyor. Ancak bu belirtiler, yalnızca geçici bir yorgunluğun değil, dolaşım sisteminin verdiği ilk sinyallerin de habercisi olabilir. Özellikle uzun süre aynı pozisyonda kalmak, yetersiz hareket etmek ve günlük alışkanlıklar zamanla toplardamar sağlığını olumsuz etkileyerek varis oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Semih Barlas'a göre, gün içinde fark edilmeden tekrar eden bazı davranışlar bacak sağlığını düşündüğümüzden daha fazla etkiliyor.
1. Günün Büyük Bölümünü Aynı Pozisyonda GeçirmekModern çalışma hayatının en yaygın alışkanlıklarından biri uzun saatler boyunca aynı pozisyonda kalmak. Saatlerce bilgisayar başında oturmak kadar uzun süre ayakta çalışmak da bacak toplardamarları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Çünkü baldır kasları, toplardamarlardaki kanın kalbe taşınmasını sağlayan doğal pompa görevini üstleniyor. Hareket azaldığında bu mekanizma da verimli çalışamıyor. Barlas "Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek, hatta masa başında ayak bileğini hareket ettirmek bile dolaşımı desteklemek açısından önemlidir" diyor.
2. Şıklığı Konforun Önüne KoymakYüksek topuklu ayakkabılar ya da ayağı yeterince desteklemeyen düz tabanlı modeller uzun süre kullanıldığında baldır kaslarının doğal çalışma düzenini olumsuz etkileyebiliyor. Burada amaç favori ayakkabılardan vazgeçmek değil, kullanım sürelerini dengelemek ve gün içinde ayağı destekleyen alternatiflerle dönüşümlü kullanmak.
3. Kahve Molalarını Artırırken Su Tüketimini İhmal EtmekYoğun çalışma temposunda kahve fincanı sık sık yenilenirken su tüketimi çoğu zaman ikinci plana atılıyor. Özellikle klimalı ortamlarda yeterli sıvı alınmaması dolaşım sistemini de etkileyebiliyor. Gün içinde düzenli su içmek ise damar sağlığını destekleyen en temel alışkanlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
4. Hafta İçi Hareketsiz Kalıp Hafta Sonu Yoğun Egzersiz YapmakHafta boyunca masa başında çalışan birçok kişi hafta sonunu yoğun spor yaparak telafi etmeye çalışıyor. Oysa dolaşım sistemi açısından önemli olan kısa süreli yoğun egzersizler değil, düzenli ve sürdürülebilir hareket. Gün içine yayılan kısa yürüyüşler bile bacak sağlığı üzerinde olumlu etki yaratabiliyor.
5. Uzun Yolculukları Göz Ardı EtmekYaz tatili denince akla bavullar gelse de uzun uçak, otomobil veya otobüs yolculuklarında bacakların da hazırlığa ihtiyacı var. Saatler boyunca hareketsiz oturmak toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabiliyor. Yolculuk sırasında belirli aralıklarla ayağa kalkmak, kısa yürüyüşler yapmak ve ayak bileği egzersizleri uygulamak dolaşımın desteklenmesine yardımcı oluyor.
6. Bacakların Verdiği Sinyalleri ÖnemsememekAkşam saatlerinde oluşan şişlik, ağırlık hissi, gece krampları veya belirginleşen damarlar çoğu zaman sıcak havaya ya da yoğun geçen güne bağlanıyor. Ancak bu belirtiler düzenli olarak tekrar ediyorsa ihmal edilmemesi gerekiyor. Barlas, varisin yalnızca estetik bir problem olmadığını belirtiyor ve ekliyor: "Erken dönemde fark edilen toplardamar hastalıklarında hem yaşam tarzı değişiklikleri hem de uygun tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür."
7. Bacak Bakımını Yalnızca Estetikle İlişkilendirmek
Yaz aylarında cilt bakımına daha fazla özen gösteriyoruz; nemlendiriciler, güneş koruyucular ve pürüzsüz bir görünüm ön plana çıkıyor. Ancak sağlıklı görünen bacakların temelinde yalnızca cilt bakımı değil, sağlıklı çalışan bir dolaşım sistemi bulunuyor. Düzenli hareket etmek, ideal kiloyu korumak, uzun süre hareketsiz kalmamak ve vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak uzun vadede bacak sağlığını korumanın en etkili yolları arasında yer alıyor.
Varis Tedavisinde Güncel YaklaşımlarYaşam tarzında yapılacak değişiklikler varis riskini azaltmaya yardımcı olsa da oluşmuş varislerin kendiliğinden kaybolması mümkün değil. Şikayetler günlük yaşamı etkilemeye başladığında bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurmak hastalığın ilerlemesini önlemek açısından önem taşıyor.
Prof. Dr. Semih Barlas günümüzde klasik cerrahi yöntemlerin yerini birçok hastada daha konforlu uygulamaların aldığını belirtiyor. Bunlardan biri olan Endovenöz Trunkal Ablasyon (EVTA), uygun hastalarda varisli damarın ince bir kateter yardımıyla içeriden kapatılmasını sağlayan minimal invaziv yöntemlerden biri olarak uygulanıyor. Büyük cerrahi kesilere ihtiyaç duyulmayan bu işlem sonrasında hastalar çoğu zaman aynı gün yürüyerek evlerine dönebiliyor ve kısa süre içinde günlük yaşamlarına devam edebiliyor. Ancak hangi tedavinin uygun olduğuna ayrıntılı muayene ve ultrason değerlendirmesi sonrasında karar veriliyor.
Modern yaşamın temposunu tamamen değiştirmek her zaman mümkün olmayabilir. Ancak gün içinde tekrarlanan alışkanlıkları gözden geçirmek, bacakların verdiği sinyalleri dikkate almak ve gerektiğinde uzman görüşüne başvurmak hem dolaşım sistemini korumaya hem de varis riskini azaltmaya yardımcı olabiliyor