Belirsizlik, yoğun tempo, dijital dünyanın bitmeyen bilgi akışı ve giderek zayıflayan sosyal bağlar… Modern yaşam yalnızca yeni imkanlar değil, beraberinde yeni duygusal ihtiyaçlar da getiriyor. Kontrolü yeniden kazanma, kendini daha iyi tanıma ve hayatına anlam katma isteği ise birçok kişiyi mistik ve spiritüel akımlara yöneltebiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, bu yönelimin arkasında hem psikolojik hem de toplumsal birçok neden olduğunu belirterek, spiritüel yaklaşımların kişilere zaman zaman çözüm, aidiyet ve kişisel güç hissi vadederek cazip hale gelebildiğini söylüyor. Teknolojik gelişmeler ve modernleşmeyle birlikte yaşanan hızlı değişimin ekonomik ve kültürel belirsizlikleri daha görünür hale getirebildiğini ifade eden Beyaz, bu dönüşümün bireylerin iç dünyasında da karşılık bulduğunu belirtiyor: “Bu durum sosyal bağların zayıflamasına, bireylerde belirsizlik ve kontrol kaybı hissinin artmasına, aynı zamanda anlam arayışının güçlenmesine yol açabiliyor. Tüm bu faktörler kişileri çeşitli alternatif uygulamalara yöneltebiliyor.”
Kontrol Hissinin Çekiciliği
Günümüz insanının en güçlü ihtiyaçlarından biri de şüphesiz ki belirsizlik karşısında yeniden kontrol duygusu kazanmak. Bu nedenle kişisel gelişim, kendini keşfetme ve farkındalık temelli çalışmalar birçok kişi için merak uyandırıyor. Uluğ Çağrı Beyaz, insanların zaman zaman yaşamlarını anlamlandırmak, yaşadıkları belirsizliklerle başa çıkmak veya kendilerini daha iyi hissetmek amacıyla farklı yaklaşım ve eğitimlere yönelebildiğini belirterek, bu tür çalışmaların bireylere yaşamları üzerinde daha fazla farkındalık ve kontrol hissi kazandırabileceği düşüncesiyle ilgi çekebildiğini söylüyor ve ekliyor: “Özellikle kişisel gelişim, aidiyet ve kendini keşfetme arayışı içinde olan kişiler için bu eğitimler merak uyandırabiliyor. Ayrıca sosyal medya ve popüler kültürün etkisiyle bu akımların yayılması hız kazanıyor. İnsanlar başkalarının bu yöndeki deneyimlerini ve katılımlarını gördükçe merak duyabiliyor ve ‘ben de denemeliyim’ düşüncesine kapılabiliyor. Bunun yanında günlük yaşamda stres, kaygı veya depresif duygularla baş etmekte zorlanan bireyler bu tür alternatif yöntemlere umut bağlayabiliyor. Spiritüel eğitimlerin rahatlama ve öz yeterlilik hissi sağlayacağı beklentisi de yaygınlaşmalarında etkili olabiliyor.”
Victoria's Secret
Yeni Nesil İyi Hissetme Arayışı
Spiritüel akımlara duyulan ilginin tek bir nedenle açıklanamayacağını vurgulayan Beyaz, bu yönelimin kişiden kişiye değişen motivasyonlarla ortaya çıkabileceğini ifade ediyor: “Bu kişiler arasında kişisel gelişimine katkı sağlamak isteyenler, kendini daha iyi tanıma arayışında olanlar, farklı yaşam yaklaşımlarını merak edenler ve spiritüel konulara ilgi duyanlar bulunabiliyor. Kadınların bu konulara daha fazla ilgi gösterdiği yönünde yaygın bir kanaat bulunsa da bu ilgi yalnızca cinsiyetle açıklanabilecek bir durum değil.” Özellikle sosyal medyanın etkisiyle bazı pratiklerin çok daha görünür hale geldiğini belirten Beyaz, 20’li ve 40’lı yaşlarda, sosyal medyayı yoğun kullanan ve kimlik arayışı içinde olan bireylerde bu eğilimin daha belirgin görülebildiğine dikkat çekiyor: “Kimi zaman yeni bir hobi edinme isteği, kimi zaman da yaşam tarzını değiştirme arzusu bu tür yönelimleri artırabiliyor.”
Eleştirel Düşünmeyi Unutmamak Gerekiyor
Spiritüel pratiklere duyulan ilgi artarken, uzmanlar özellikle ruh sağlığı alanında güvenilir kaynakların ve bilimsel yaklaşımların önemini vurguluyor. Uluğ Çağrı Beyaz, bu akımların cazibesinin temelinde modern yaşamın getirdiği belirsizlikler, yalnızlık hissi ve kontrol arayışının yer aldığını belirterek şu uyarıda bulunuyor: “Bireylerin ve toplumun bu tür durumlar karşısında öncelikle eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeleri gerekiyor. ‘Bu vaatler gerçekçi mi?’ sorusu, sosyal medyanın büyüleyici dünyasında önemli bir rehber olabilir.” Kişisel gelişim ve iyi oluş yolculuğunda farklı yöntemlere ilgi duyulabileceğini belirten Beyaz, özellikle ruh sağlığını ilgilendiren konularda uzman desteğinin önemini hatırlatıyor: “Günümüzde sıkça karşılaştığımız bazı olaylar profesyonel yardımın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Psikoterapi ve psikiyatrik değerlendirme süreçleri bireylere sağlıklı ve güvenli bir keşif alanı sunar. Sosyal medya kullanımında ise mistik içeriklerin etkisine kapılmak yerine güvenilir kaynakları takip etmek önem taşır. Aidiyet ihtiyacını karşılamak adına sanal topluluklara yönelmek yerine gerçek dostluklar kurmak ve yerel sosyal gruplarla doğrudan temas etmek daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir. Kısacası, bilimsel temeli olmayan bu tür trendler çoğu zaman umut tacirliğinden beslenir. Bu nedenle hem bireylerin hem de toplumun bilinçli ve eleştirel bir bakış açısıyla hareket etmesi, yanıltıcı vaatlerden korunabilmek açısından büyük önem taşır.”