Kapak Fotoğrafı: Hollister
Günümüzde çoğumuz kendimizi zaman zaman zihinsel olarak yorgun, stresli veya mutsuz hissedebiliyoruz. Ancak iyi hissetme hali yalnızca başımıza gelen olaylarla değil, onları nasıl yorumladığımızla da yakından ilişkili. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, olumlu düşünmenin gerçekleri yok saymak anlamına gelmediğini, kişinin olaylara yaklaşım biçimini dönüştürmesinin ruh sağlığını destekleyebileceğini belirtiyor. Mutluluk çoğu zaman sürekli neşeli, enerjik ve pozitif olmakla eşleştiriliyor. Oysa uzmanlara göre psikolojik iyilik hali yalnızca olumlu duygulara yer açmak değil, zorlayıcı duyguları da sağlıklı şekilde deneyimleyebilmek anlamına geliyor. Uzm. Dr. Sema Bayçın bu noktada duygularla savaşmak yerine onları anlamanın önemine dikkat çekiyor: "Üzüntü, kaygı, öfke ve hayal kırıklığı gibi duygular yaşamın doğal parçaları. Amaç bu duyguları yok etmek değil, onları fark ederek yönetebilmektir. Pozitif ruh hali, zorluklar karşısında psikolojik dayanıklılığı koruyabilme becerisiyle ilişkili."
Beynimiz Olumsuzu Fark Etmeye Programlı Olabilir
Bazen gün içinde yaşanan birçok güzel ana rağmen zihnimizin tek bir olumsuz deneyime takılı kaldığını fark ederiz. Bunun nedeni insan beyninin evrimsel olarak tehditleri algılamaya daha yatkın olması. Ancak dikkatimizi bilinçli şekilde olumlu deneyimlere yönlendirmek bu algıyı dengelemeye yardımcı olabilir. Uzm. Dr. Sema Bayçın, minnettarlık pratiğinin bu konuda etkili bir araç olabileceğini belirtiyor: "Günün sonunda kişiyi mutlu eden veya kendisini iyi hissettiren üç küçük olayı düşünmek bile bakış açısının değişmesine katkı sağlayabilir. Bir dostla yapılan sohbet, güzel bir kahve molası ya da sağlıklı geçirilen bir gün gibi basit görünen ayrıntılar psikolojik iyilik halini destekleyebilir. Karşılaşılan güçlükler karşısında 'Neden hep benim başıma geliyor?' sorusu yerine 'Bu deneyim bana ne öğretebilir?' sorusunu sormak daha yapıcı bir bakış açısı geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Her olumsuz olayın olumlu bir tarafı olmayabilir ancak olaylara verilen anlam değiştirilebilir."
Zihinsel Denge Bedenden Bağımsız Değil
Daha iyi hissetmek yalnızca düşüncelerimizi yönetmekle ilgili değil. Uyku düzeni, hareket alışkanlıkları ve beslenme şekli de psikolojik dayanıklılık üzerinde önemli rol oynuyor. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, gün içinde hareket etmek ve bedeni destekleyen alışkanlıklar geliştirmek ruhsal iyilik halinin temel parçaları arasında yer alıyor. Özellikle uzun süreli uyku problemlerinin stres ve duygu durum değişiklikleriyle ilişkili olabileceği belirtiliyor. Uzm. Dr. Sema Bayçın, iyi hissetmenin büyük değişimlerden çok sürdürülebilir küçük adımlarla desteklenebileceğini hatırlatıyor: "Psikolojik iyilik hali günlük yaşamda yapılan küçük ama sürdürülebilir alışkanlıklarla desteklenebilir. Anda kalmaya çalışmak, olumlu deneyimleri fark etmek, olaylara farklı açılardan bakabilmek, dijital sınırlar oluşturmak ve fiziksel sağlığa özen göstermek zaman içerisinde kişinin ruhsal dayanıklılığını güçlendirebilir. Önemli olan mükemmel hissetmeye çalışmak değil, yaşamın iniş çıkışları karşısında dengede kalabilmeyi öğrenmektir."