Alışveriş Ne Zaman Bağımlılığa Dönüşüyor?
Yeni bir şey satın almanın mutluluğu tanıdık. Ancak alışverişin tekrar tekrar başvurulan bir rahatlama yoluna dönüşmesi, harcamaları gizleme ihtiyacı ve borçlanmaya rağmen duramamak, bu keyfin sorunlu bir döngüye dönüştüğünü gösterebiliyor. Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, alışveriş bağımlılığının işaretlerini ve destek almanın önemini anlatıyor.
DAMLA DURAK 20 Ekim 2026
LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight


Bir süredir istediğiniz ayakkabıyı almak, yeni sezon koleksiyonlarına göz atmak ya da kendinize küçük bir hediye seçmek… Alışverişin gündelik hayatta ihtiyaçların ötesinde bir yeri var. Ancak satın almanın verdiği kısa süreli rahatlama, ardından gelen pişmanlığa rağmen tekrar tekrar aranıyorsa harcamaların arkasındaki duygulara daha yakından bakmak gerekiyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Emine Akın Aytop’a göre, alışveriş davranışını değerlendirirken kişinin kontrolünü ne ölçüde koruyabildiği ve bu davranışın hayatını nasıl etkilediği önem taşıyor. İhtiyaç olmadığı hâlde tekrarlayan satın almalar, maddi güçlükler ve ilişkilerde yaşanan sorunlar, dikkat edilmesi gereken işaretler arasında.

Keyif ile Kontrol Kaybı Arasındaki Sınır
Alışveriş yapmaktan hoşlanmak, tek başına bir bağımlılığa işaret etmiyor. Aytop, kontrollü alışverişi şöyle tanımlıyor: “Normal alışveriş, bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamak veya planlı ve kontrollü harcamalar yapmak amacıyla gerçekleştirdikleri, genellikle olumlu veya nötr duygularla ilişkili bir etkinliktir. Bu tür alışverişlerde kişi bütçe ve harcama sıklığı üzerinde kontrol sahibidir ve satın alma sonrasında pişmanlık nadiren görülür.” Sorun, satın alma isteğinin olumsuz sonuçlara rağmen davranışı yönlendirmeye başlamasıyla belirginleşiyor. Kişi harcamalarını sınırlamakta zorlanabiliyor, alışveriş için ayırdığı zaman diğer ilgi alanlarının ve sosyal hayatının önüne geçebiliyor. Aytop, bu durumun dışarıdan her zaman kolayca fark edilmeyebileceğini söylüyor: “Bu şekilde alışveriş yapan kişiler genellikle harcama alışkanlıklarını sevdiklerinden gizledikleri için başlangıçta fark edilmeyebilirler. Ayrıca, alışveriş yapmak uğruna borçlansalar bile kendilerini varlıklı gösterebilirler. Hem fiziksel hem de çevrimiçi platformlarda alışveriş yapmak, hobiler veya sosyal etkinlikler yerine öncelik kazanabilir.”

İlk İşaretler Genç Yaşlarda Görülebiliyor
Aytop, kompulsif satın alma veya alışveriş bağımlılığının genellikle ergenliğin son dönemlerinde ve 20’li yaşların başında ortaya çıktığını belirtiyor. Bununla birlikte başlangıç yaşının herkes için aynı olmadığını da ekliyor: “Ancak bazı çalışmalarda başlangıç yaşının 30’lu yaşlara kadar uzayabildiği de görülüyor.” Aytop’un dikkat çektiği bir diğer nokta, kontrolsüz alışverişin başka psikolojik sorunlarla birlikte görülebilmesi: “Araştırmalar, alışveriş bağımlılığının genellikle tek başına görülmediğini ve sıklıkla başka psikolojik bozukluklarla ilişkili olabileceğini gösteriyor.” Bu ilişkiler arasında depresyonun öne çıktığını belirten uzman, iki durumun birbirini etkileyebildiğini ifade ediyor: “Depresyon en sık ilişkilendirilen bozukluklardan biridir. Depresyon, alışveriş bağımlılığı gibi çeşitli bağımlılıkların ortaya çıkmasına ya da devam etmesine yol açabilir. Öte yandan, alışveriş bağımlılığı psikolojik, sosyal veya maddi zorluklar aracılığıyla depresyonla ilişkili riskleri artırabilir.”

Sepete Eklemeden Önceki Duyguyu Fark Etmek
Alışveriş davranışını anlamanın ilk adımlarından biri, satın alma anının öncesine ve sonrasına dikkat etmek. Alışveriş isteği hangi olayın ardından geliyor? Satın alırken ne hissediliyor, bu duygu ne kadar sürüyor? Sonrasında rahatlama mı, pişmanlık mı ağır basıyor? Aytop, bu süreci yazılı olarak takip etmenin kişinin kendi davranışını daha açık biçimde görmesine yardımcı olabileceğini söylüyor: “Alışverişi ‘öncesi’, ‘sırası’ ve ‘sonrası’ olarak ayırıp, her aşamadaki olay, duygu, düşünce ve davranışları kaydetmek, bireyin kendi davranışını objektif olarak gözlemlemesini sağlar. Bu sayede kompulsif alışverişi tetikleyen ve sürdüren faktörler ile bu davranışın yol açabileceği psikososyal ve ekonomik etkiler fark edilebilir.”

Kontrolü Yeniden Kurmak İçin Destek Almak
Harcamalarla birlikte duygusal yük de artıyorsa profesyonel destek, davranışın arkasındaki süreçleri anlamaya yardımcı olabiliyor. Aytop, sorunun zaman içinde hayatın farklı alanlarına yansıyabileceğini vurguluyor: “Zamanla fiziksel, psikolojik, sosyal ve finansal sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, bu süreçte psikolojik ve gerekirse psikiyatrik destek almak iyileşmenin en önemli adımlarındandır.” Psikoterapide, alışveriş davranışıyla ilişkili düşünceler, duygular ve alışkanlıklar birlikte ele alınıyor. Amaç, kişinin zorlayıcı deneyimler karşısında başvurabileceği daha sağlıklı başa çıkma yolları geliştirmesi. Aytop, süreci şöyle anlatıyor: “Bu süreçte kişi, zorlu yaşam olayları karşısında daha sağlıklı ve etkili başa çıkma becerileri geliştirir; güçlü yönlerini fark ederek bunları amaca yönelik ve bilinçli bir şekilde kullanma kapasitesini artırır. Bu da kişinin yaşamının kontrolünü yeniden eline almasına ve gelişim odaklı bir bakış açısı geliştirmesine olanak tanır.”

SON HABERLER